| Tamam, burası güzel ve rahat, ha? Cozy Cole gibi. | Open Subtitles | حسنا , المكان هنا جميل و مريح أليس كذلك ؟ |
| Sadece inanılmaz derecede sığ, kendine güvensiz bir kadın güzel görünen ve rahat bir ayakkabı giymeyi bütün gün acı çekmeye tercih eder. | Open Subtitles | فقط امرأة سطحية غير آمنة تفضل الشعور بالألم طوال اليوم بدلاً من ارتداء حذاء جميل و مريح و هذا بالضبط النوع الذي لا أريده هنا |
| Evet. Ben giyiyorum. O kadar büyük ve rahat ki. | Open Subtitles | آجل ، أنا أرتديه أنه كبير جداً و مريح |
| Rahat ve güvenli evinde oturman. | Open Subtitles | تجلس في منزلك حيث كل شيء آمن و مريح |
| Rahat ve tanıdık olana sığınmak işte. | Open Subtitles | العوده إلى ما هو مألوف و مريح |
| Kıyafet değişikliği. Çok daha rahat. Köpüklü şampanyaya hazır mısın? | Open Subtitles | تغيير مفاجيء و مريح للغاية هل أنت مستعد للقليل من الاثارة؟ |
| İşini kolayca ve rahat bir şekilde görmeni sağlıyor. | Open Subtitles | الخوض فيما هو سهل و مريح |
| Şirin ve rahat. | Open Subtitles | لطيف و مريح. |
| Peki, Rahat ve iyi. | Open Subtitles | حسنا , هذا لطيف و مريح |
| Yataktan daha rahat. | Open Subtitles | ذلك لطيف و مريح. إرجعي في السرير هناك. |
| Yün ise daha az resmi ve daha rahat. | Open Subtitles | لكن الصوف أقل رسمية و مريح أكثر |