| Ben artık böyle şeylerin peşinde koşamayacak kadar yorgun ve hasta bir adamım. | Open Subtitles | اٍننى عجوز جدا و مريض جدا لأذهب لمطاردة أوزة عجوز |
| Sadece doktor ve hasta arasında değil kişiler arasında da. | Open Subtitles | ليس فقط بين طبيب و مريض لكن شخص لـ شخص |
| Sevgili çocuğum, ben yaşlı ve hasta bir adamım. | Open Subtitles | يا طفلتى العزيزة ، إننى رجل عجوز و مريض |
| Sen gençsin, ben yaşlı ve hasta. | Open Subtitles | أنت شاب و أنا عجوز و مريض |
| Kızgın, kafası karışık ve hasta. | Open Subtitles | أنه غاضب ، مشتت و مريض |
| John, benim ruhum fakir ve hasta. | Open Subtitles | يوحنا, انا فقر و مريض في روحي |
| Yukarıda çok yaşlı ve hasta olan bir Gabe daha var da. | Open Subtitles | لدينا (جايب) بالأعلى، عجوز و مريض جداً |
| Benim ruhum yoksul ve hasta. | Open Subtitles | انا فقير و مريض... في روحي |