| Ve biz tam da böyle haftalarda olabiliriz. | TED | و من الممكن أن نكون نحن في وسط هذه الأسابيع. |
| Tüm bunlar ölüçebilir Ve yeni hedefler arasında olmalıdırlar. | TED | كل ذلك قابل للقياس و من الممكن أن يكون ضمن الأهداف الجديدة. |
| Zeki Ve yetenekli bir adamsın önemli biri bile olabilirsin paran, malın mülkün olur, saygı görürsün. | Open Subtitles | أنت رجل ماهر و قادر و من الممكن أن تكون رجل مهم تملك أموال و أصول يجب أن تكون محترم |
| Belki bir kara ayı dolaşıyordu. Belki de Amerika Yerlileri vardı. | TED | و من الممكن أن الدب الأسود مر من هنا، أو أحد الأمريكين الأصليين كان هنا. |
| Fakat kadın her şeyi unutmaya başIıyor, Belki erkek de unutacak. | Open Subtitles | و الآن بدأت هي نسيان كل شيءٍ جميل كان بينهما و من الممكن أن ينسى هو أيضاً |
| - Evet. Dediğim olacak. Belki daha da gider. | Open Subtitles | إنه بنفس السعر و من الممكن أن يعلوا هذا لا يغير شيئا |
| Bu sabah radyoda duydum, Ve o eğer senin olmasaydı benim olabilirdi. | Open Subtitles | أنا سمعت الخبر في المذياع هذا الصباح و من الممكن أن تكون لي إن لم تكن لك |
| Anladığımız kadarıyla homoseksüel davranışları kabullenmeyi ahlaki Ve fiziksel yönden itici buluyorsun. | Open Subtitles | حسنا، بأننا نقدّر بأنك قد تجد بأن فكرة الانخراط في أفعال مثلية جنسيا معنويا و من الممكن حتى |
| Elma ya da vişne gibi bitkilere saldırırlar Ve ürünlere çok zarar verebiliyorlar. | Open Subtitles | إنها تُأثر في الحياة النباتية مثل التفاح و الفراولة و من الممكن أن تسبب خسائر كبيرة جدا للمحاصيل |
| Ve bunu göz önüne alırsak, endişe duymak için bir neden yok. | Open Subtitles | و من الممكن أن أكون خارج هذا الأمر لذا لا يوجد سبب كى أهتم |
| Ama diyeceğim şu, onu kabul eder Ve kayar giderim. | Open Subtitles | و لكن دعاني أخبركما بأنني أتقبله و من الممكن القول بأنني أتماشى معه |
| Ve bu duygu geçici olabilir ama galiba da bunun için yaşıyoruz. | Open Subtitles | و من الممكن أن يكون هذا الشعور عابرا و لكنني أعتقد بأنه ما نعيش لأجله |
| Bu, duygusal sorunlar Ve ruh halinin sürekli değişmesi anlamına geliyordu. | Open Subtitles | و هذا يعني أن هناك مشاكل عاطفية و من الممكن أن تحدث تقلبات شديدة في تفكيرها |
| Ve senin gibi dürüst biri bile şeytana uyabilir. | Open Subtitles | و من الممكن رجل امين مثلك ممكن ان يغريه الموضوع |
| Atina'da 130 yolcuyu öldürdüler Ve birçok yaralı var. | Open Subtitles | هناك مئة و ثلاثون فردا قتلوا في اثينا و من الممكن ان يكون العدد اكبر من ذلك |
| Belki değil, Belki de onu bize bilgi vermek için kullanıyorlar. | Open Subtitles | و من الممكن الا يكون منهم لكنك تستعمله في توفير المعلومات لنا, و هذا اتصال غير مباشر |
| Belki de değildir ama verdiği bilgiler, direk bağlantı. | Open Subtitles | و من الممكن الا يكون منهم لكنك تستعمله في توفير المعلومات لنا, و هذا اتصال غير مباشر |
| Arkadaşın buralı değil, şehri bilmiyor, ben de öyle, bundan dolayı bana öyle geldi ki Belki onu etrafı göstermek için alabilirim, hem hoş bir gün geçirmiş oluruz. | Open Subtitles | و من الممكن ان انقله فى جميع الانحاء لرؤيه المواقع و يحظى بيوم جميل في الخارج |
| Aslında, özel olarak teşekkür etmek için geldim... Belki biraz da kına yakmaya. | Open Subtitles | ..فى الحقيقة لقد جئت لكى اشكرك على هذا الخبر الحصرى و من الممكن ان نبتهج قليلا |
| Belki de bizim aşırı kilolu Ve hasta olmamıza yol açan açgözlülük kurumsal bir türdür. | Open Subtitles | و من الممكن ان يكون الطمع هو الذي جعلنا بدينين ومريضين من تعدد الشركات |