| İnsanların çoğu yardım için bir kez yalvarır. | Open Subtitles | العديدون يتضرعون المساعدة في ذات الوقت |
| İnsanların çoğu yardım için bir kez yalvarır. | Open Subtitles | -العديدون يتضرعون المساعدة في ذات الوقت |
| Dünya dizlerinin üstünde grup seksteki çirkin kız gibi yol gösterilmesi için yalvarıyor. | Open Subtitles | العالم راكعاً، يتضرعون للنصح مثل الفتاة العاهرة أمام العصبة. |
| Bailey O'Dell'in anne ve babası, çocuklarını kaçıran kişiye yalvarıyor. | Open Subtitles | والدي" بيليأوديل" يتضرعون للخاطفين عودة الطفل سالماً |
| Port-au-Prince'taki kentsel tahribat yüzünden SMS'lerden oluşan bir sağanak geldi -- insanlar yardım istiyor, yardım etmemiz için yalvarıyor, veri paylaşıyor, desteklerini sunuyor, sevdiklerini arıyorlardı. | TED | لأنه من الدمار الحضاري في بورت أو برنس جاء سيل من الرسائل القصيرة -- أشخاص يصرخون طلبا للمساعدة، يتضرعون لنا للمساعدة، يتشاركون البيانات، يعرضون الدعم يبحثون عن أحبائهم. |