| Eh, bu ani kalp durması ile uyumlu. | Open Subtitles | حسنًا هذا من شأنه ان يتفق مع السكتة القلبية |
| Alkol veya madde bağımlılığı ile uyumlu. | Open Subtitles | بما يتفق مع إدمان الخمور المزمن أو تعاطي المخدرات |
| Yönetmek için çok genç olduğum konusunda pek çoğunuzun Quarren'lar ile aynı fikirde olduğunuzu biliyorum. | Open Subtitles | اعلم ان الكثير منكم يتفق مع الكوريين اننى صغير لان احكم |
| Owen aynı fikirde olan varsa, şimdi gitsin. | Open Subtitles | على كل من يتفق مع أوين أن يغادر الآن |
| İlk ifadesiyle uyuşuyor. Sanırım iyi bir atıştı. | Open Subtitles | هذا يتفق مع ما قاله آنفاً ، و أعتقد أن هذا يدعم موقفه |
| Bu tür bir zarar verme eşcinsel olmasıyla uyumlu görünüyor. | Open Subtitles | هذا النوع من التشويه يتفق مع كونه غريب الأطوار |
| Ama burası iddia ile uyumlu. | Open Subtitles | يتفق مع فرضيتنا |
| Kendi bulduklarım ile uyumlu. | Open Subtitles | بما يتفق مع نتائجي الاصلي. |
| Çünkü bazıları benimle aynı fikirde değil | Open Subtitles | ♪ لأن بعضهم لا يتفق مع طريقة غنائي ♪ |
| Dr. Feldman'ın diğerleriyle aynı fikirde olmadığını söylemiştin. | Open Subtitles | أخبرتني أن د. (فيلدمان) لا يتفق مع الآخرين |
| Hepsi Patriot'la aynı fikirde. | Open Subtitles | الجميع يتفق مع (باتريوت) |
| Gözlerinin etrafında petesiyal kanama akut solunum yetmezliğiyle uyuşuyor. | Open Subtitles | نزيف دموي حول العينين، يتفق مع فشل تنفسي حاد. |
| Bu, çıkardığım birkaç teori ile uyuşuyor. | Open Subtitles | هذا يتفق مع بعض النظريات التي كُنت أعمل عليها |
| Bu da suç mahallinin arkasında bulduğum kumaşla uyuşuyor. | Open Subtitles | وهذا... يتفق مع النسيج الذي وجدتُه من النافذة الخلفية في مسرح الجريمة. |
| Güç alanının enerji imzası Uzaylı Cooperative teknolojisiyle uyumlu görünüyor. | Open Subtitles | يعرض حقل توقع الطاقة بما يتفق مع التعاون الغريب. |