| Ama garaj satışı ve tekne havuzlarından bahsediyorlar. | Open Subtitles | إنها جميلة حقا وهم يتكلمون عن سوق المقايضة وحوض القوارب |
| Grand caddesindeyiz, burada bir grup siyah ateş ediyor arabaları yakıyor ve devrimden bahsediyorlar. | Open Subtitles | أننا في غراندريفر و وست غراند معظم السود يقتلون ويحرقون السيارات يتكلمون عن ثورة |
| Hayatlarından bahsediyorlar. Tecrübelerini anlatıyorlar ve oldukça kaba olabiliyorlar. | Open Subtitles | أنهم يتكلمون عن حياتهم وتجاربهم هم يُمكنُ أَنْ يَكُونوا وحشيينَ جداً |
| Üzgünüm..insanlar bundan bahsediyor.. Ve bunu söylememeliydim.. | Open Subtitles | سمعتُ الناس يتكلمون عن ذلك وأعلم أنَّهُ لا يجب أن أنظر إليكَ بهذا الشكل |
| Senin Block Island Feribotunda gece vardiyasında çalıştığın zamanlardan bahsediyor olmalılar. | Open Subtitles | لابد انهم يتكلمون عن الليلة "في"بلاك ايلاند |
| Seni haberlerde gördüm, polis öldürdüğünden bahsediyorlardı. | Open Subtitles | لقد رأيت مؤخرتك في الأخبار يتكلمون عن قتلك للشرطة |
| Hizmetçiler salgın yüzünden Neredeyse yok olmuş bir köyden bahsediyorlardı. | Open Subtitles | الخادمون يتكلمون عن القرية التى دمرت تقريباً بالطاعون |
| Buraya zırhlı birlikler göndermekten bahsediyorlar. | Open Subtitles | انهم يتكلمون عن ارسال وحدات مكافحه الشغب هنا |
| Ama onlar bizim davamızdan orada bahsediyorlar, Sayın Yargıç. | Open Subtitles | ولكنهم يتكلمون عن محاكمتنا هناك يا سيدتي |
| Ama haberlerde de şu kuyruklu yıldızdan bahsediyorlar. | Open Subtitles | لكن في الأخبار، كما تعلمون، إنهم يتكلمون عن مُذنب النجم. |
| Bizi ne kadar sürerse karantinada tutmaktan bahsediyorlar. | Open Subtitles | يتكلمون عن حجزنا في هذه المنطقة لأطول فترة ممكنة |
| İlk olarak, bence cidden penislerden bahsediyorlar. | Open Subtitles | الأولى, أظنهم حقاً يتكلمون عن القضيب |
| 20-30 kilotondan bahsediyor. | Open Subtitles | - أجل لقد كانوا يتكلمون عن 20، 30 كيلوطن |
| Fraida, Titanik'e adımını dahi atmadı! Onun Block Island Feribotundaki gececi mürettebatı becerdiği zamandan bahsediyor olmalılar. | Open Subtitles | لابد انهم يتكلمون عن الليلة "في"بلاك ايلاند |
| Hayır. Onun kız kardeşinden bahsediyorlardı. | Open Subtitles | لقد سمعت بعض الشباب يتكلمون عن اخته. |
| Ve okuldayken ."Hayatımızdaki en önemli şeyler" hakkında konuşma yapacaktık çocuklar annelerinden, hamsterlarından ya da öyle şeylerden bahsediyorlardı. | Open Subtitles | ومرة, في المدرسة, كان علينا أن نلقي خطبة عن "أهم ما لدينا" والأطفال كانوا, مثل, يتكلمون عن أمهاتهم |
| Haberleri izliyordum da savaştan bahsediyorlardı. | Open Subtitles | أعني كنا فقط نشاهد الأخبار وكانوا... كانوا يتكلمون عن حرب |