"يتّضح" - Traduction Arabe en Turc

    • Görünüşe
        
    • ortaya
        
    • çıktı
        
    • Anlaşılan
        
    Sanırım. Yani sonuçta o insan ama aynı zamanda da bir görsel ikiz. Ve de Görünüşe göre bir gezgin. Open Subtitles أظنّ ذلك، فهي إنسانة، لكنّها أيضًا قرينة ورحّالة كما يتّضح.
    Görünüşe göre, ölmeden bir hafta önce Jack Sinclair, Lockhart, Whelan ve Benton hukuk bürosunu aramış. Open Subtitles كما يتّضح أنّه قبل وفاته بأسبوع، إتّصل (جاك سنكلير) بشركة مُحاماة (ويلان) و(بنتون).
    Görünüşe göre bunlar uzaya doğru gidiyorlar. Open Subtitles يتّضح أنها تذهب للفضاء
    Yangından 9 ay sonra, inşa programının büyüklüğü ve gerçek maliyeti ortaya çıkmaya başlıyordu. Open Subtitles تسعة أشهر بعد الحريق، بدأ يتّضح مقياس والتكلفة الحقيقيّة لبرنامج البناء.
    Haritaları çıkartıldığında ormanda belirgin dairesel bir iz takip ettikleri ortaya çıkıyor. Open Subtitles وعندما يتم تتبعها، يتّضح أنها تتبع مساراً دائرياً واضحاً عبر الغابة.
    Sahtekâr aptal katiller olduğunuz ortaya çıktı. Open Subtitles أو قاتلين أحمقين نصّابين، كما يتّضح الآن
    Anlaşılan hiçbirimiz tek seçilmiş kişi değiliz. Open Subtitles إذن يتّضح ألّا أحد منّا كان المُختار الوحيد
    Görünüşe göre ihtiyar Regazzoni'yi geri almış ve o da ısrar etmiş. Open Subtitles العجوز أقعد (ريجازوني) وأصرّ على إشراكه كما يتّضح.
    Görünüşe bakılırsa çamaşır yıkayacaksın. Open Subtitles -اغسل ثيابك، حسبما يتّضح .
    Görünüşe göre kafanı eseni yapacaksın. Open Subtitles -ما يحلو لك حسبما يتّضح .
    Daha büyük ve daha acımasız bir katil olduğu ortaya çıktı. Open Subtitles يتّضح وجود قاتل أضخم وأكثر وحشية على نطاق واسع
    Yavaşlatılmış çekimde, sataşmaları ortaya çıkıyor. Open Subtitles بالحركة البطيئةـ يتّضح تحدّيهم.
    Sonradan ortaya çıktı ki, Brandon'da öyleleri seviyormuş. Open Subtitles (كما يتّضح ذلك ، وكذلك (براندون *تقصد بأنّ زوجها شاذ*
    Çarpıcı gelişme, Oliver Queen'in Arrow olduğu ortaya çıktı. Open Subtitles "كم هو تطوّر مذهل أن يتّضح أن (أوليفر كوين) هو (السهم)"
    O kadar çok kulağa mantıksız gelen şey duyduk ama hepsi de doğru çıktı. Open Subtitles وقعت أمورٌ كثير غير منطقيّة و إذ يتّضح أنها حقيقيّة
    Anlaşılan hiçbirimiz tek seçilmiş kişi değiliz. Open Subtitles إذن يتّضح ألّا أحد منّا كان المُختار الوحيد
    Anlaşılan bir iki arıza çıkmış. Open Subtitles أجل، يتّضح أنه كان ثمّة خللٌ أو اثنان.

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus