| Birinin onunla konuşması gerek. | Open Subtitles | يجب أن يتحدث شخص إليه |
| Ari ile konuşması gerek ve bu görüşme 80 saniye içinde bitecek. | Open Subtitles | ،)كريج) قد اعتقلني أنا و(أماندا) يجب أن يتحدث إلى (أري) وسينهي هذه المكالمة بعد 80 ثانية |
| Evet, onu hatırlıyorum. - Ve suç mahalline girmeye çalışan herkes onunla konuşmak zorunda kalır. | Open Subtitles | نعم ، أتذكره أن يدخل المسرح ، يجب أن يتحدث له |
| Birileri bu insanlar adına konuşmak zorunda. | Open Subtitles | يجب أن يتحدث أحد ما مع هؤلاء الناس |
| konuşması gereken sensin. | Open Subtitles | أنت الوحيد الذي يجب أن يتحدث هيا |
| Sanırım o noktada artık konuşması gereken bir iş adamı olduğunu kavradı. | Open Subtitles | أعتقد أنه أدرك ذلك كما تعلمون، أن... لقد كان رجل أعمال ذكي والذي أدرك أنه يجب أن يتحدث عند هذه النقطة |
| Çünkü babanız annenizle üst katta bir şey konuşacak. | Open Subtitles | لأن والدكم يجب أن يتحدث مع والدتكم في الأعلى عن شيء ما |
| Seninle böyle konuşmamalı! | Open Subtitles | لا يجب أن يتحدث معكِ بهذه الطريقة |
| - Birinin Vidrine ile konuşması gerek. - Ne? | Open Subtitles | "يجب أن يتحدث أحد مع"فيدرين - ماذا ؟ |
| Birinin Bale ile konuşması gerek. | Open Subtitles | ( يجب أن يتحدث أحدهم إلى ( بيل |
| - Birisi onunla konuşmak zorunda | Open Subtitles | -شخص ما يجب أن يتحدث إليها |
| İşte Villa ile asıl konuşması gereken adam burada. | Open Subtitles | الآن هذا الرجل الذي يجب أن يتحدث لـ(فييا) |
| Biliyor musun, aslında Bratton'la konuşması gereken tek kişi benim. | Open Subtitles | أتعلم، أنا من كان يجب أن يتحدث إلى (براتون). |
| Ama geçmişte ben de aptal ve tehlikeli olduğum için konuşacak kişi ben değilim, değil mi? | Open Subtitles | لكن بما أني كنت غبية ومخاطرة في الماضي ليس أنا من يجب أن يتحدث أليس كذلك؟ |
| Ama tabii ki kendisi konuşacak. | Open Subtitles | لكنه يجب أن يتحدث بنفسه |
| - Efendim... - O hayvan konuşmamalı. | Open Subtitles | ...سيدتي - لا يجب أن يتحدث - |