| - Burada belli ki. - Biri çok para kazanıyor. | Open Subtitles | من الواضح أنها هنا أحدهم يجنى من وراء الموت |
| Herkes para kazanıyor ve kimsenin canı yandığıda yok ve böyle kalmasını tamamen kabullenmişim. | Open Subtitles | الكل يجنى الأموال ، ولا يتعرض أحد للإصابة وأتوقع أن يستمر هذا الأمر بنفس الطريقة |
| Değil. Senden fazla kazanıyor. | Open Subtitles | ليس بالظبط انه يجنى مال اكثر منك انت |
| Sence burada bir kişi günde ne kadar kazanabilir? | Open Subtitles | كم من الممكن أن يجنى الفرد هنا فى اليوم؟ |
| Burada bir insan sence bir günde ne kadar kazanabilir? | Open Subtitles | كم من الممكن أن يجنى الفرد هنا فى اليوم؟ |
| Evlat babasından fazla kazanıyor. | Open Subtitles | ياللروعة ابن يجنى مال اكثر من والده |
| Eğer şanslıysa yılda 30 bin dolar kazanıyor. | Open Subtitles | يجنى 30 الف بالعام إذا كان محظوظاً |
| Pete yılda 150 bin dolar kazanıyor. | Open Subtitles | بيتى يجنى 150 سنويا |
| - Babam da gayet iyi para kazanıyor. | Open Subtitles | -حسناً , أبى يجنى مالاً . والدِك رائع. |
| Gisborne nasıl oluyor da Sarazen bir büyükelçi sayesinde para kazanıyor? | Open Subtitles | كيف يجنى (غيسبون) المال من سفير عربى ؟ |
| O benden daha çok kazanıyor! | Open Subtitles | ! إنه يجنى أموال أكثر منى |
| Bu adam tebrik kartı yazarak servet kazanabilir. | Open Subtitles | هذا الرجل من الممكن أن يجنى ثروة من كتابة البطاقات |