| O insanları sever, eşyaları değil. Ama sarıya ayrı bir düşkündür, o da ayrı. | Open Subtitles | إنه يحب الناس على الرغم أنه يميل للون الأصفر |
| O, tüm renklerden ve tüm inançlardan insanları sever. | Open Subtitles | انه يحب الناس بجميع ألوانهم ومذاهبهم |
| İnsanlar otomobillerini severler. Otomobillerimiz sayesinde istedğimiz zaman, istediğimiz yere gidebiliriz. | TED | يحب الناس سياراتهم فهى تتيح لنا الذهاب الى اي مكان نريد عندما نريد. |
| İnsanlar birşeylere kendi isimlerini vermeyi sever, Ay'daki kraterlere, ya da yeni hayvan türlerine. | TED | و يحب الناس استخدام أسمائهم لتسمية أشياء، كالحفر فوق وجه القمر، أو جنس جديد من الحيوانات. |
| "Hayvanlarla aram iyidir" diyen insanları sevmez zaten genelde. | Open Subtitles | أجل، إنه عادةً لا يحب الناس الذين .يعاملون الحيوانات جيداً |
| Kimse mutlu insanları sevmez. | Open Subtitles | لا أحد يحب الناس سعداء. |
| İnsanlardan hoşlanmıyor, pek çok insan da ondan hoşlanmıyor. | Open Subtitles | إنه لا يحب الناس والعديد من الناس لا تحبه. |
| Sende biliyorsun ABD zeki insanlardan hoşlanmıyor. | Open Subtitles | أتعرف أمريكا لا يحب الناس الذكية. |
| Ama insanları sevmiyor. | Open Subtitles | والأمر الوحيد هو أنّه لا يحب الناس. |
| Kendine benzeyen insanları sever. | Open Subtitles | يحب الناس الذين يشبهوه |
| Öncelikle insanları sever. | Open Subtitles | أولاً يحب الناس |
| - Evet. - İnsanları sever. | Open Subtitles | هو يحب الناس |
| İnsanlar nasıldır bilirsin. Doktorlarla konuşmaya bayılırlar. | Open Subtitles | تَعْرفُ كَيفَ يحب الناس الكلام مع الأطباءِ. |
| Bu komik çünkü doğru. Bilirsin, insanlar komik şeyleri sever. | Open Subtitles | إنها مضحكة لأنها حقيقية يحب الناس الأشياء المضحكة |
| Hayır, babanız insanları sevmez. | Open Subtitles | كلا كلا, والدكم لا يحب الناس |
| Küçük Efendi, Cham insanları sevmez. | Open Subtitles | سيدي, تشام لا يحب الناس |
| Sanmam. İnsanlardan hoşlanmıyor. | Open Subtitles | أشك بهذا فهو لا يحب الناس |
| Evet, insanları sevmiyor. | Open Subtitles | أجل هو لا يحب الناس |