| Bu yüzden katilimizin kurbanlarını kaçırıp esir tutuyor olması ihtimal dahilinde. | Open Subtitles | لذا من المحتمل أن القاتل يختطف الضحايا و يحتجزهم قبل قتلهم |
| Sana yalan söylemediğini nasıl biliyorsun , onları emin bir yerde tutuyor olamaz mı ? | Open Subtitles | كيف تعرفين أنه لم يكذب عليك وأنه يحتجزهم في مكان آمن؟ |
| Kayıp kişi raporlarına göre onları bir hafta elinde tutuyor. | Open Subtitles | وفقا لتقارير الأشخاص المفقودين فهو يحتجزهم حوالي الأسبوع |
| Gaines adında bir meslektaşın tarafından tutulduklarına inanıyorum. | Open Subtitles | لدي سبب للأعتقاد ان من يحتجزهم زميل لك يدعى "جينز" |
| Gaines adında bir meslektaşın tarafından tutulduklarına inanıyorum. | Open Subtitles | لدي سبب للأعتقاد ان من يحتجزهم زميل لك يدعى "جينز" |
| İnanların sevdiği kişileri kaçırıp rehin alıyor ve özgürlükleri karşılığında masum kurbanları öldürmeye zorluyor. | Open Subtitles | اذن انه يقوم باختطاف أحباء الناي يحتجزهم مقابل فدية ومن ثم, يجبرهم على قتل الضحايا الأبرياء |
| - Silva onları rehin aldı. | Open Subtitles | ـ سيلفا يحتجزهم |
| Arka tarafta tutuyor olabilir. | Open Subtitles | لربّما يحتجزهم في الخلفِ. |
| Patricia. Onları burada tutuyor. | Open Subtitles | باتريشيا انه يحتجزهم بالداخل |
| Jabba onları rehin aldı. | Open Subtitles | فـ(جابا) يحتجزهم كرهائن. |