| ölüyor ve sonrasında ne olacağını biliyorsun. | Open Subtitles | إنه يحتضر و أنتِ تعلمين ماذا سيحصل لاحقا |
| ölüyor ve bu da yapılacaklar listesinde mi? | Open Subtitles | أ هو يحتضر و هذا الأمر في لائحته الأخيرة. |
| Ne yapacağımızı söyleyin yeter. Bebeğim ölüyor ve ona nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum. | Open Subtitles | حسنا ، إذا أخبرونا ما علينا فعله صغيري يحتضر و لا أدري كيف أساعده |
| ölüyor ve bunların hepsini bizim için yapıyor. | Open Subtitles | إنه يحتضر و يفعل كل هذا من أجلنا |
| ölüyor ve sonrasında ne olacağını sen de biliyorsun. | Open Subtitles | -إنه يحتضر و أنتِ تعلمين ماذا يحصل لاحقا -ماذا تعني ؟ |
| O ölüyor ve ben tam olarak rahat değilim. | Open Subtitles | إنه يحتضر و أنا لست فصيح |
| Omar ölüyor ve sen burada bana bağırırken üç çocuk yetim kalmak üzere. | Open Subtitles | إنّ (عمر) يحتضر و بينما أنتَ تقف هُناك و تصيح في وجهي هناك ثلاثة أطفال سيصبحون أيتاماً |