| Beyni gözünden aktı tıpkı gözyaşı yerine beynini ağlıyormuş gibi. | Open Subtitles | دماغه تسرب من عيونه, كان يذرف عقله بدلا من دموعه |
| Öz kardeşini öldürdüğünde bile gözyaşı dökmeyen şu asalet anlayışın yok mu! | Open Subtitles | ولائك الذى لا يذرف الدمع عندما قتلت أختك |
| kim bizi ağlattıysa, onunda gözyaşı dökmesi gerekir. | Open Subtitles | الشخص الذى جعلنا نبكي يجب أن يذرف الدمع. |
| Güçlü adamlar gözyaşı dökmeden önce kan dökmelidir. | Open Subtitles | يذرف الرجل الدم قبل ان يذرف الدموع. |
| "Güçlü adamlar gözyaşı dökmeden önce kan dökmelidir." | Open Subtitles | "إن الرجل القوي يذرف الدم قبل ان يذرف الدموع". |
| Kimse arkasından gözyaşı dökmüyor. | Open Subtitles | لا أحد يذرف الدموع |
| Eski Kral gözyaşı dökmeyecek artık, | Open Subtitles | يا لها من تجهيزات الملك القديم لن يذرف الدموع بعد الآن |
| Birbirimizi sevdiğimizi inkâr ederek geçirdiğimiz her dakika başka bir yavru köpek gözyaşı döküyor. | Open Subtitles | كل دقيقة تمر دون أن نحب بعضنا يذرف جرو دمعة أخرى |
| - Yine de bu soğukkalpli per... bir gözyaşı akıt-- | Open Subtitles | ولكن هذا الحيوان اللامبالي... لم يذرف دمعة واحدة |
| Kimse ölümüne üzülmeyecek. Kimse gözyaşı dahi dökmeyecek. | Open Subtitles | لن يندب أحد موتك لن يذرف أحد دمعة |
| gözyaşı dökmüyor, şampanya patlatıyor. | Open Subtitles | إنه لا يذرف الدموع، بل يفتح زجاجات (الشمبانيا) إحتفالاً |