| Bence insanlarla konuşup, diyalog kurmak, durumu daha da kötüleştiriyor. | Open Subtitles | {\pos(194,215)}أظنّ أن الحديث والتفاعل من الآخرين يزيدُ من سوء الألم |
| Bu daha da kötüye götürmez mi? | Open Subtitles | الن يجعل هذا الأمرَ يزيدُ سوءً؟ |
| Evet, bu daha da üzücü hale getiriyor. | Open Subtitles | أجل، وهذا ما يزيدُ الطين بلَّةً |
| Artık mümkün olabildiğince daha fazla ilgileniyor. | Open Subtitles | {\pos(194,215)}إن ذلك يزيدُ من اهتمامه، لو أمكن |
| Ve sana Louis'in daha da bela olacağını dedim, sen ise bana kabullenmem gerektiğini söyledin. | Open Subtitles | ولقد أخبرتكَ بأن (لويس)يزيدُ سوءًا، وقلتِ بأن يعليّ تقبل ذلك. حسنٌ ,لايهمني غلطُ من هذا، |
| Ve yıllardır uzak kalmanın sahip olduğumuz aşkı unutturacağını sanmıştım ama sadece seni daha fazla sevmemi sağladılar. | Open Subtitles | ولقد إرتأيت أنّ البقاءُ بعيدًا عن بعضنا كلّ هذه السنين ...سيجعلني أنسى الحبّ الذي بيننا , لكن ذلك جعلَ حبيّ لكَ يزيدُ أكثر |
| Ve sana Louis'in daha da bela olacağını dedim, sen ise bana kabullenmem gerektiğini söyledin. | Open Subtitles | ولقد أخبرتكَ بأن (لويس)يزيدُ سوءًا، وقلتِ بأن يعليّ تقبل ذلك. |
| Cidden de daha eğlenceli. | Open Subtitles | -هذا يزيدُ فعلاً من المتعة |