| Zavallı. Talihsizlerle nasıl alay edebiliyorlar, anlamıyorum. | Open Subtitles | مسكين فيتش، لست أفهم كيف يستطيع الرجل أن يستهزئ بحظه بهذا الشكل |
| Sanki eski usta benimle alay ediyordu. | TED | وكأن فنان اللوحة القديمة يستهزئ بي: |
| Sallandırıldığı esnada kalabalığın onunla alay ettiğini gördüm. | Open Subtitles | وأثناء تأرجحه، شاهدتُ الحشد يستهزئ منه |
| Kimse babamla alay edemez. | Open Subtitles | لا أحد يستهزئ بوالدي؟ |
| -Katil taksici bizimle alay ediyor. | Open Subtitles | إنّ القاتل يستهزئ بنا |
| Benimle alay ediyor. Şu durumda bile. | Open Subtitles | إنه يستهزئ بي، حتى الان |
| Selamımızla alay ediyor! | Open Subtitles | إنه يستهزئ بتحيتنا! |
| Benimle alay ediyor. | Open Subtitles | إنه يستهزئ بي |