| Fark etmez Nasılsa yememe izin vermiyorlar. | Open Subtitles | لا يهمّ. فهُنّ لن يسمحن لي أن أأكل على كُلِّ حال. |
| Çok iyiler dışarı çıkmamıza izin vermemeleri dışında. | Open Subtitles | إنهن لطيفات للغاية، عدا أنهن لا يسمحن لي بالخروج. |
| Bilmem ki,kalçalarına dokunmama izin verdiler ama kalplerine dokunamadım. | Open Subtitles | لا أعلم . هن يسمحن لي فقط بلمس . أرجلهن وليس قلوبهن |
| Kardeşler savaşmadan seni buradan götürmeme izin vermeyecekler. | Open Subtitles | الرّاهبات لن يسمحن ليّ بأخذكَ من هنا دون قتال. |
| Laneti kırmam için yapmam gereken büyüyü gerçekleştirmeme ruhlar izin vermeyecektir. | Open Subtitles | الأرواح لن يسمحن لي بإجراء السحر اللّازم لكسر تلكَ اللعنة. |
| Arkasına geçmene izin vermezler çünkü sana bakmak isterler. | Open Subtitles | إنهن لن يسمحن لك بممارسة الجنس من الخلف، لأنهن يودن النظر إليك أثناء المضاجعة |
| Anneleri izin vermezdi. Ne yapacaktım ki? | Open Subtitles | أمّهاتهم لم يسمحن لي، مالذي كان يمكنني فعله ؟ |
| Cadılar sana izin vermez. | Open Subtitles | الساحرات لن يسمحن لكَ |
| Amazonlar sana asla izin vermeyecekler. | Open Subtitles | "فتيات الـ"أمازون لن يسمحن لك |