| Duvarlarında sahilde yürüyen donları sıyrılmış yaşlı bir çift var! | Open Subtitles | عليها زوجين عجوزين يسيران على الشاطئ وسراويلهم مطوية للأعلى |
| Duvarlarında sahilde yürüyen donları sıyrılmış yaşlı bir çift var! | Open Subtitles | الشاطئ على يسيران عجوزين زوجين عليها للأعلى مطوية وسراويلهم |
| Tamam, sahne sokakta yürüyen Kimmy ve Titus'la açılır. | Open Subtitles | حسنا نبدأ بكيمي و تايتس و هما يسيران على الطريق |
| Dükkana girerken, bana doğru yürüyorlardı. | Open Subtitles | كانا يسيران نحوي عندما دخلا المتجر |
| Yoksa iki dost gibi beraber mi yürüyorlardı? | Open Subtitles | أم انهما يسيران معاً كأصدقاء؟ |
| Gabriel ve Ben, Ortalıkta yürüyorlardı. | Open Subtitles | (جابرييل) و(بن)، يسيران سوية. |
| Onun izini sürüyorduk sonra birlikte yürüyen iki geyik gördük kaplanı hiç göremiyorduk ve tekrar onu bulmak için geyikleri takip ettik. | Open Subtitles | كنّا نتابعها حتى رأينا أيّلين يسيران معًا لم نستطع رؤيتها إطلاقًا فتتبّعنا الأيّلين ثم عدنا إليها |