| Brian bombaları posta kutularına koydu, ama bütün postalar gibi alt tarafa koymadı. | Open Subtitles | وضع براين القنابل في صناديقِ البريد لكنه لم يضعهم في الاسفل مع بقية البريد |
| bir çekmeceye koydu. | Open Subtitles | يضعهم في درج |
| Bu onları kralların ve kraliçelerin erişebileceğinden uzağa koyuyor. | Open Subtitles | وهذا يضعهم بعيداً عن متناول الملوك والملكات |
| Onları öldürüp törensel bir şekilde hediye kağıtlarıyla kutuya koyuyor. | Open Subtitles | انه يقتلهم و من ثم بشكل طقوسي يضعهم داخل صندوق مع مناديل ورقية |
| Onları ahıra koyan Otis'miş zaten. | Open Subtitles | -لقد كان يدري كيف يعاملهم -إنه من كان يضعهم في الحظيرة . |
| Onları ahıra koyan Otis'miş zaten. | Open Subtitles | -إنه من كان يضعهم في الحظيرة . |
| O koydu bunları. | Open Subtitles | يضعهم هنا. |
| Kim koydu? | Open Subtitles | مَن يضعهم هنا؟ |
| İşi bittiğinde onları tıbbi atık poşetlerine koyuyor. | Open Subtitles | انه يضعهم فى أكياس بيولوجيه عندما ينتهى منهم |
| Biri beş kişiyi kaçırıyor, onlara veba bulaştırıyor ve onları karaya oturacak bir gemiye koyuyor. | Open Subtitles | أحدهم يختطف خمسة أشخاص, يعرضهم للطاعون الرئوي و يضعهم في سفينة تتحرك وحدها. |