| Ya işi bırakacak ya da yeni bir kaynak bulacak. | Open Subtitles | هو أما سيترك العمل أو يعثر على مصدر جديد. |
| Kabalık etmek istemem ama bir satranç oyuncusu kayıp bir kadını nasıl bulacak? | Open Subtitles | لا أقصد أن أكون وقحة, لكن كيف للاعب شطرنج أن يعثر على إمرأة مفقودة؟ |
| Yüz tanıma programı henüz bir eşleşme bulamadı. | Open Subtitles | برنامج التعرف على الوجوه لم يعثر على تطابق. |
| Cesedi hiç bulunamadı ama Walt onu kimin öldürdüğünü biliyor. | Open Subtitles | منذ عشرون سنة, إختفت فتاة, و لم يعثر على الجثة |
| Kurbanlarını gay barda bulup onları vuruyor... ve cesetlerini oraya atıyor. | Open Subtitles | كان يعثر على ضحاياه في حانات الشواذ و يطلق النار عليهم و يرمي جثثهم هناك |
| Tekneyi bulan kişiye 21 Şilin değerin altın. | Open Subtitles | نفس التسعيره القديمه جنيه اضافى للولد الذى يعثر على الزورق. |
| Geniş yer istiyormuş. Daha genç bir adamla bir dubleks buldu. | Open Subtitles | قال انه يحتاج لوقت حتى يعثر على شاب صغير مزدوج |
| - Sigorta şirketi elması bulana 100.000 dolar ödül verecekti. | Open Subtitles | نعم، شركة التأمين عرضت 100.000 دولار لمن يعثر على الماسة |
| Tanıdığını düşünür düşünmez başkasını bulacak. | Open Subtitles | بِمُجَرّدِ أنك توصلت لمعرفته كلياً سوف يعثر على شخصاً آخر |
| Bu durumda, Ya Vladimir bu organizasyondaki haini bulacak, yada operasyon başarısız olacak ve Michael ölecek. | Open Subtitles | في هذه المرحلة إما فلادمير يعثر على خائن في منظمته أو تفشل هذه المهمة ويموت مايكل |
| Başka bir kimyageri nerede bulacak ki hem? | Open Subtitles | أنّى لهُ أن يعثر على كيميائيّ آخر؟ |
| Başka bir kimyageri nerede bulacak ki hem? | Open Subtitles | أنّى لهُ أن يعثر على كيميائيّ آخر؟ |
| Özel dedektif otopsi raporunu bulamadı. | Open Subtitles | محققي الخاص لم يعثر على تقرير تشريح الجــثة |
| Hala... kimse büyük babayı bulamadı. | Open Subtitles | حتى الآن... على الرغم من أن أحدا لم يعثر على جدي... |
| Şiddet içermeyen bir protesto düzenledi ve silah ve mermi asla bulunamadı. | Open Subtitles | كان ملتزمة بالمظاهرات غير العنيفة ولم يعثر على السلاح أو الرصاصة قط |
| Eşin cesedi bulundu, oğlanın ki ise hiç bulunamadı. | Open Subtitles | لقد وجدت جثة الزوجة ولم يعثر على جثة الطفل |
| Yani o çocukları bulup patlamayı engelleme. | Open Subtitles | لكي يعثر على الأطفال ومن ثم تعطيل المتفجرات |
| Onu ben buldum, bulan kazanır, kaybeden ağlar. | Open Subtitles | لقد وجدته. الذى يعثر على شىء يبقيه والذى يفقد شىء يبكى عليه |
| Sonra parası bitince yeni bir iş buldu. | Open Subtitles | ثم يعثر على وظيفة أخرى ...حين نفاذ النقود |
| Anahtarları bulana kadar, ne kadar zamanımız var sence? | Open Subtitles | كم لدينا من الوقت بإعتقادك قبل أن يعثر على المفاتيح؟ |
| Biri öylece bırakıp gitmiş. Kim bulursa onundur, anlarsın ya. | Open Subtitles | لقد تخلى عنها أحدهم، من يعثر على الشيء المهمل يحتفظ به، أتفهم قصدي؟ |