| Bugün bu yüzden daha önce hayatı bağışlanan 40 kişi daha idam edilecektir. | Open Subtitles | هذا هو السبب في أننا اليوم سوف يعدمون الناس 40 آخر الذين تم العفو عنهم مؤخرا. |
| Efendi Luke'ü idam edecekler. Dikkat etmezsek bizim de sonumuz bu. | Open Subtitles | سوف يعدمون السيد "لوك"، وإذا لم نكن منتبهين، فسنعدم أيضاً. |
| Kardeşimi idam ediyorlar. | Open Subtitles | انهم يعدمون أخي. |
| Genel olarak infaz edilenler arasında 50 erkeğe 1 kadın şeklinde bir oran vardır. | Open Subtitles | هناك دائمًا نسبة 50 رجل يعدمون مقابل امرأة |
| Bu günlerde Irak veya Suriye'deki savaşla ilgili gazete manşetlerini görüyorsunuzdur: Yardım çalışanı kaçırıldı, rehin infaz edildi Peki onlar kimdi? | TED | عندما تقرأ عناوين الصحف في تلك الأيام مع تصاعد الحرب في العراق أو في سورية عمال الإغاثة يتعرضون للخطف، والرهائن يعدمون ولكن من كانوا هؤلاء؟ |
| "Yani idam edilirler. " | Open Subtitles | "أو بمصطلح آخر يعدمون" |
| Sahip Fan, insanları idam ediyorlar. | Open Subtitles | سيّد (فان)، إنّهم يعدمون الناس. |
| Shibata'nın casuslarını idam ediyor olmalılar. | Open Subtitles | -ربما يعدمون جواسيس (شيباتا ) |
| Matobo'nun adamları General Juma'yı yargılamadan infaz ederlerse ne olacak? | Open Subtitles | ما الذي سيحدث عندما رجال (ماتوبو) يعدمون اللواء (جمعة) دون محاكمة؟ |
| Ruslarsa yakaladıkları yerde infaz ediyorlar! | Open Subtitles | الروس يعدمون |