"يعني بالضرورة" - Traduction Arabe en Turc

    • anlamına gelmez
        
    • anlamına gelmiyor
        
    • illa
        
    • olduğu anlamına
        
    • anlamını bildiğin anlamına
        
    Ahlak kökenini anlamak, onu bir köşeye atmak anlamına gelmez. Open Subtitles كي نفهم أصل المبادئ الأخلاقيّة لا يعني بالضرورة وضعها جانباً.
    Çünkü derinlerde yolculuğunuzun karanlıkta bittiğini bilseniz bile bu, karanlıkta başladığı anlamına gelmez. Open Subtitles أن الرحلة تنتهي في الظلام وهذا لا يعني بالضرورة أنها بدأت في الظلام
    Adamın okulun kablosuz ağına bağlanmış olması hâlâ burada olduğu anlamına gelmiyor. Open Subtitles أتعلم، إتصال هذا الرجل بإنترنت المدرسة لا يعني بالضرورة أنه لايزال هنا.
    Ama bu onları güce katmamız gerektiği anlamına gelmiyor. Open Subtitles لكن الذي لا يعني بالضرورة نحن يجب أن نضعهم على القوة
    Bu illa ki davranış veya algıyı yavaşlattığı anlamına gelmez. TED وذلك لا يعني بالضرورة أنّها تبطّئ السلوك أو الإحساس.
    Bazı görüntüler görmek, o görüntülerin anlamını bildiğin anlamına gelmez. Open Subtitles أن تراودك رؤية لا يعني بالضرورة تدبرك معنى هذه الرؤية
    AIDS bir problem değil anlamına gelmez. TED فهذا لا يعني بالضرورة أن الإيدز ليس مشكلة بل هو مشكلة ضخمة
    Ne yapacağınızı biliyor olmanız her zaman onu başaracağınız anlamına gelmez. TED علمك بما يجب عليك القيام به لا يعني بالضرورة أنك ستقوم بهذا الأمر.
    Bu, ille de çok fazla sayıda arabanın şeritten kolayca geçmesi anlamına gelmez, en azından her sürücü, diğer sürücülere nazaran aynı hızda gitmeyip aynı alanı bırakmadığında böyle olur. TED هذا لا يعني بالضرورة أن هناك الكثير من السيارات التي تمر عبر امتداد الطريق بسلاسة، على الأقل ليس عندما يحافظ كل سائقٍ على سرعة ومسافة ثابتتين بينه وبين السائقين الآخرين.
    Okul yüzüğü olması buraya gittiği anlamına gelmez. Open Subtitles ليس إمتلاكه خاتم تذكاري يعني بالضرورة أنه طالب هنا
    Güçlerimize sahip olabilir ama bu, onları nasıl kullanacağını bildiği anlamına gelmiyor. Open Subtitles حسناً، إنه يملك قدراتنا، لكن هذا لا يعني بالضرورة أنه يعرف كيفية استخدامهم
    HIV pozitifsin, bu sende kesin AIDS olduğu anlamına gelmiyor. Open Subtitles لديكَ فيروس نقص المناعَة لكنَ هذا لا يعني بالضرورة أنَ لديكَ الإيدز
    Tabii bu illa da kanserin kötüye gittiği anlamına gelmiyor. Open Subtitles وهو الشيء الذي لا يعني بالضرورة ان السرطان يسوء
    Bu kesinlikle bittiği anlamına gelmiyor. Open Subtitles حسناً, هذا لا يعني بالضرورة أن الأمر فد انتهى
    Psikopatlık daha kötü suçlar doğurabilir. İlla şiddetlisin diye bir şey yok. Open Subtitles قد يكون الاضطراب العقليّ ذو وقع سيّئ لكنّه لا يعني بالضرورة أنَكِ عدائيّة
    ikinci olarak da güzel yüzlü olmak illa ki süper bir vajinaya sahip olacağın anlamına gelmez. Open Subtitles ثانيا: الوجه الجميل لا يعني بالضرورة عضو أنثوي جميل
    Bazı görüntüler görmek, o görüntülerin anlamını bildiğin anlamına gelmez. Open Subtitles {\cHFFFFFF\t(\cH0000FFFF)}أن تراودك رؤية لا يعني بالضرورة تدبرك معنى هذه الرؤية

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus