| Onu hipnotize ettim. Birazdan kendine gelir. | Open Subtitles | لقد وضعته تحت التنويم المغناطيسي ، سوف يفيق قريباً |
| - Bir saat önce kendine geldi ve Rusça bir şeyler mırıldadı. | Open Subtitles | لقد بدأ يفيق منذ حوالي ساعة وتمتم بشيء بالروسية |
| Uyandığında eski bir çorap kadar gevşek olacak. | Open Subtitles | عندما يفيق سيصبح ضعيفا وليناً كالجورب المبلل |
| Bak, Uyandığında ona geldiğini söyleyeceğim tamam mı? | Open Subtitles | حسناً، أنظر أوعدك انني سأخبره انك كنت هنا عندما يفيق |
| Geceleri çığlık çığlığa uyanıyor. | Open Subtitles | ولكنّه يفيق صائحاً بمنتصف الليل |
| Bu, durumun kötüye gideceği ve kocamın komadan uyanamayacağı anlamına mı geliyor? | Open Subtitles | أيعني هذا أن الاحتمالات قد تكون أسوأ، قد لا يفيق زوجي من غيبوبته؟ |
| Umarım beyin hasarı olmayacak, ama uyanana kadar bunu bilemeyiz. | Open Subtitles | ، آمل ألا يكون هناك أى ضرر بالمخ ولكننا لن نعلم حتى يفيق |
| Kanaması durdu. uyanmasını bekliyoruz. | Open Subtitles | حسناً، لقد توقف النزيف و ننتظر الآن أن يفيق |
| Acele et! kendine gelmeden önce içeri kilitlemeliyiz. | Open Subtitles | أسرعي ، يجب أن نحجزه في مكان ما قبل أن يفيق |
| kendine geldiginde sifresini bir sorun isterseniz. | Open Subtitles | عندما يفيق ربما تتناقش معه في إمكانية إخبارك بكلمة المرور الخاصة به |
| Tekrar kendine geldiğinde, daha emniyetli bir yere gidip hazırlık yapacağız. | Open Subtitles | عندما يفيق من غيبوبته، سنتحرّك إلى بُقعَةٍ أأمن ونُجري الإستعدادات. |
| Çünkü eminim babanız Uyandığında sizi gördüğüne memnun olacaktır. | Open Subtitles | لأنني متأكدة أن أباكي سيودُّ رؤيتكي عندما يفيق |
| Peki Uyandığında senin içeriden organlarını düzelttiğini hissedecek mi? | Open Subtitles | وعندما يفيق ماذا؟ وهل سيشعر بك عندما يصحى؟ |
| Anahtarları almayı umuyordum böylece çocuklar Uyandığında orada olabilirim. | Open Subtitles | تمنيت أن أتمكن من الحصول على المفاتيح لأكون موجودة عندما يفيق الصبيان |
| Sonra uyanıyor ve ona söyleyebileceğim hiçbir şey yok. | Open Subtitles | وبعدها يفيق ولا يوجد ما أقوله له |
| komadan çıkana kadar zihninde bir sorun var mı bilemeyiz. | Open Subtitles | لن نعرف ما إذا كان هناك أي ضرر إدراكي إلا بعد أن يفيق من الغيبوبة |
| O uyanana kadar soruşturmaya alınamaz. | Open Subtitles | لن يتم التحقيق حتى يفيق. |
| Bu adamın uyanmasını ve bize neler olduğunu anlatmasını beklesek olmaz mı? | Open Subtitles | فلم لا ننتظر أن يفيق هذا الرجل؟ وليطلعنا بما حدث؟ |
| uyanır işte o anda asker korkuyla. | Open Subtitles | يفيق عليها من نومه و كونه خائفا ، فانه يصلى |
| Doktor ne zaman uyanacak? | Open Subtitles | متى يفيق الدكتور؟ |
| Uyandığı zaman çok şaşıracak. | Open Subtitles | سيكون متفاجئًا جدًا عندما يفيق |
| Pete'in asla uyanmaması olasılığı var. | Open Subtitles | من المحتمل ألاّ يفيق (بيت) قط! |
| Dedi ki, yarın, kasaba ayıldığında, herkes benim istifamı isteyecekmiş. | Open Subtitles | قالت أنه في الغد، عندما يفيق الناسمنسكرهم.. سيطلبون مني الإستقالة |
| Şimdi tek yapmamız gereken ayılmasını beklemek. | Open Subtitles | ليس علينا الآن سوى الإنتظار حتى يفيق لنرى كيف حاله |