| Eğer barı satmayacaksak burada, tuvaletleri temizletmek ve bira servisi yaptırmak için onlara ihtiyacımız var. | Open Subtitles | إذا كنا لن نبيع هذه الحانة.. سنحتاجهم على الاقل هنا لينظفو حماماتنا و يقدموا الجعة لنا |
| Su servisi yapmadılar. Çok sıcaktı. | Open Subtitles | لم يقدموا لنا ماء، وكان الجو حار للغاية |
| Umarım bugünkü yemek servisi iyidir. | Open Subtitles | اتمنى ان يقدموا الطعام الأن. |
| Umarım sakıncası yoktur, balıklar başlarıyla servis edilirler burada. | Open Subtitles | أتمنّى بأنّك لا تمانع. أعتقد بأنهم يجب أن يقدموا مع الرأس. |
| Sabahları yatakta kendisine bisküvi servis etmelerine bayılır. | Open Subtitles | . أنه يحب أن يقدموا له بسكويت الصباح في السرير |
| Tüm dünyaya bu yolla gözdağı veriyorlar. | Open Subtitles | هذه هي الطريقة التي يقدموا بها البيانات الى العالم. |
| İyi günlerinde gerçek yemek bile veriyorlar. | Open Subtitles | وفي الأيام الجيدة، أنهم يقدموا طعام جيد أيضاً. |
| 100 yıldan fazladır aynı espressoyu servis ediyorlar. | Open Subtitles | ظلوا يقدموا نفس كوب الإسبرسو لأكثر من 100 عام |
| Sizedaha servis yapılmadı. Kusura bakmayın, hemen geliyor. | Open Subtitles | لم يقدموا لك شيئاً بعد، أنا آسف |
| Karpuzu servis etmeyecekler, değil mi? | Open Subtitles | لن يقدموا البطيخ أيضا ؟ |
| Onlar sadece haber mi veriyorlar, yoksa arkasında onlar mı var? | Open Subtitles | من اين هم يقدموا التقرير او هم خلفها ؟ |
| - Ve her galibiyeti için para veriyorlar. | Open Subtitles | وسوف يقدموا لنا مكافئة شرفية بعد كل فوز |