| 'Resminin çekilmesini ömrünü kısaltır'. | Open Subtitles | يقول كبار السن أن القيام بتصوير شخص ما يقصر من حياة ذلك الشخص |
| Yolculukları kısaltır bu. The Daily Telegraph'da okudum. | Open Subtitles | "هذا يقصر الرحلة, قرأت ذلك فى "دايلى تلجراف |
| Fast food ömrünüzü kısaltır, bilirsiniz. | Open Subtitles | أتعرف أن الأكل السريع يقصر حياتك |
| Her gün daha da kısalıyor bu etek! | Open Subtitles | ! مقاسُ ملابسكِ يقصر يومًا بعد الآخر |
| Ve avlanma sezonları gittikçe kısalıyor. | Open Subtitles | و بالتالي يقصر موسم صيدها |
| Fast food ömrünüzü kısaltır, bilirsiniz. | Open Subtitles | أتعرف أن الأكل السريع يقصر حياتك |