| O zaman size iyi günler dememe müsaade edin, hanımefendi. | Open Subtitles | إذاً اسمحي لي بأن أتمنى لكِ يوم جيد , سيدتي |
| İyi günler diler Retail Rodeo'da alışveriş yaptığınız için teşekkür ederiz. | Open Subtitles | اقْضي يوم جيد... وشكراً لتسوّق في مسابقة رعاة بقرِ البيع بالمفردِ. |
| - İyi günler New York'a köpek şovu istiyorlar. | Open Subtitles | لا، لكنهم يبحثون عن كلب يمثل في يوم جيد في نيويورك |
| İyi günler memur bey, ne diyeceğinizi biliyorum; "Zinciriniz nerede?" | Open Subtitles | الضابط، يوم جيد. أَعْرفُ ما ستقول أين سلاسلك؟ |
| Hava çok ısınmazsa iyi bir gün olabilir. | Open Subtitles | عِنْدَكَ يوم جيد له لو ما اصبحتش حارِ جداً. |
| Bu birliğin kadınları öyle paranoyak olacak ki bu odanın dısından birine iyi günler demeden iki kez düsünesiniz. | Open Subtitles | أريد المرأه في هذه الوحده أن تكون متشككه أنها سوف تفكر مرتين قبل أن تتطوعن بعمل يوم جيد |
| İyi günler, beyler. Amerika için harika bir gün, değil mi? | Open Subtitles | أيها السادة ,أنه يوم جيد يوم جيد على الولايات المتحدة , اليس كذلك |
| - Oğlun Ethan için iyi günler. | Open Subtitles | يوم جيد لأبنك ايثان, يارجل نعم لقد كان مبدع في لعبه الزحليقه |
| Hem onu yakalayınca ne halt edecekler? İyi günler, dedektif. | Open Subtitles | ماذا لديهم عنه حتي ؟ يوم جيد ايها المحقق |
| Ben ona iyi günler diledim, ve o bana öfkeden kudurmuş bir halde hakaretler savurdu. | Open Subtitles | في يوم جيد وألقت علي سيل من الإهانات لم أستطيع أن أمسكها . . |
| Teşekkürler Bay Canyon, iyi günler. | Open Subtitles | شكرا لك، السيد كانيون. يوم جيد. |
| Böyle bir şeyi mi kastettin? İyi günler hanımefendi. | Open Subtitles | اتقصدين شيء كهذا يوم جيد لك سيدتي |
| Okulda iyi günler tatlım. | Open Subtitles | لقد يوم جيد في المدرسة، الحبيبة. |
| Japonca "İyi günler" demek Madlock. | Open Subtitles | يعني بأنك عندك يوم جيد في الياباني. |
| Size iyi günler, efendim. | Open Subtitles | يوم جيد لوت؛i غ ؛غ ؛غ ؛غ ؛غ ؛غ ؛لوت؛/iغ ؛ |
| QA 856, size de iyi günler, dostum. | Open Subtitles | الطيار: كا 856، يوم جيد لوت؛i غ ؛عودةإليك،زميله. لوت؛ /iغ؛ |
| - Sana da iyi günler Senatör. | Open Subtitles | . و يوم جيد لك , يا عضو مجلس الشيوخ |
| - Çok teşekkürler. İyi günler. | Open Subtitles | شكراً لك جزيلاً أتمنى لك يوم جيد |
| İyi bir gün 26.000 5.000 sana 21.000 bana | Open Subtitles | أنه يوم جيد. 26,000 5,000 ولأجلك, 21,000 لأجلي |
| Günün iyi geçtiği için mi, kötü geçtiği için mi? | Open Subtitles | بسبب يوم جيد أو يوم تعيس |
| Adam ya kör ya yalancı. Çünkü kızın bu hafta içinde iyi günü olmuş olamaz. | Open Subtitles | حسناً، إما إنه أعمى أو كاذب لأن تلك الفتاة لم يكن لها يوم جيد في الأسبوع |
| Pekâlâ beyler, kim Bugün iyi bir iş çıkarmadı? | Open Subtitles | حسناً يا أولاد، من لم يعطني يوم جيد من العمل؟ |
| Kamyonla meyve suyu satışı, iyi gününde bile çok fazla para kazandırmıyor. | Open Subtitles | حتى في يوم جيد شاحنة العصير لا تربح الكثير من المال. |
| Evet. Ne güzel bir gün. Nihayet hem ekmeğimiz oldu hem kralımız dönüyor. | Open Subtitles | . هذا يوم جيد . مع ذلك ، لدينا خبز و الملك قادم |