| Önemli olan tek şey, nihayet gerçeği bilmen. | Open Subtitles | الشئ الوحيد الذي يَهُم هو أنكِ تعلمي الحقيقة |
| Önemli değil. Hiç Önemli değil. | Open Subtitles | لا تقلق ،هذا لا يَهُم. |
| Evet, o kişi işte ve bu hiç Önemli değil. | Open Subtitles | أجل ، هذا هو ، وهذا لا يَهُم. |
| Bir şeyin yok ya, Önemli olan bu. | Open Subtitles | أنتِ بخير هذا كُل ما يَهُم |
| O zaman Önemli değildi. | Open Subtitles | بمرور الوقت هذا لم يَهُم |
| Önemli olan, Peter Kidman'ın karısını öldürdüğünü savcılığın ispatlama yükümlülüğü olması. | Open Subtitles | ما يَهُم هو ما إذ تم اثبات الإدعاء أم لا، مما لا يدع مجالاً للشك أن (بيتر كيدمان) قد قتل زوجته. |
| Önemli olan ailedir. | Open Subtitles | العائِلة هي كُلُ ما يَهُم. |
| Hani Önemli olan tek şey aileydi? | Open Subtitles | العائِلة هي كُل ما يَهُم ؟ |
| Önemli değil. Yolumuza devam etmeliyiz. | Open Subtitles | -لا يَهُم ،يجب أن نُبَاشر التحرك . |