| suçlanacak biri varsa o da Kurucu'dur, seni tetiği çekmeye o zorladı. | Open Subtitles | إذا كان هناك من يُلام فهو المؤسس، لقد أجبرك على إطلاق النار. |
| Eğer dünyanın durumu için suçlanacak biri varsa o da benim. | Open Subtitles | إذا يوجد أحد يُلام على حالة العالم فإنه أنا |
| Yapma dostum. Sabıkamı gördün. Böyle bir şey olduğunda ilk suçlanacak adam benim. | Open Subtitles | بربّك يا رجل، رأيت سجلي الجنائي، إن حصل شيء كهذا، أنا أول شخص يُلام. |
| Ve eğer hayatımda yaptığım bir karışıklık varsa, bunun için yalnızca kendimi suçlayabilirim. | Open Subtitles | وأي خطأ قُمت به فى حياتي، فلا أحد يُلام إلا أنا |
| Başka kimi suçlayabilirim? | Open Subtitles | من غيري يجب أن يُلام ؟ |
| Asıl suçlanması gereken onu böyle düşünmeye itendir. | Open Subtitles | الذي جعلها تفكّر هذا التفكير هو من يجب أن يُلام |
| bu yanılgısından dolayı suçlanacak varsa, o da büronun kendisidir. | Open Subtitles | لو أن هناك أي شيء يُلام على غرورها فهو المكتب ذاته |
| Oğlunun ölümü için suçlanacak biri varsa sensin. | Open Subtitles | الشخص الذي يجب أن يُلام لموت إبنك هو أنت |
| Ölümü için suçlanacak tek kişi benim. | Open Subtitles | إن يُلام أحد حال موته، فإنّي المُلامة. |
| Aslına bakarsınız efendim, burada suçlanacak birisi varsa o da... | Open Subtitles | في الواقع يا سيدي، إن كان يجب أن يُلام أحد فأنا... |
| Daniel'ı sevdin biliyorum ama suçlanacak biri varsa o da annen. | Open Subtitles | أعرف أنّك أحببتِ (دانييل) لكنْ إنْ كان هناك مَنْ يُلام فهي والدتك |
| Çocuğumun suçlanıp suçlanması sorun değil. Ve neden biliyor musunuz? | Open Subtitles | لا مشكلة في أن يُلام إبني وأتدرين السبب؟ |