| Cücelerinden birini arıyorsan,.. ...dışarıda mikrofonu tutuyor. | Open Subtitles | إذا كنتِ تبحثين عن أحد الأقزام فهو في الخارج يُمسك بالمايك |
| Blimey, bu züppe kalın kafalı mı ne? Blimey; adamın adı ve kör olasıca demek. Bıçağımı avcuyla tutuyor! | Open Subtitles | أيُّ نوعٍ من المُغفلين هذا الذي يُمسك سكينًا بيده؟ |
| Kızın kolunu tutuyordu, kız da kurtulmaya çalışıyordu. | Open Subtitles | لكنّه كان يُمسك ذراعها، وكانت تُحاول الهرب. |
| Dışarının bir parçası olan ... ... ve daf-2 alıcısı gelip hormonu yakalıyor. | TED | جزء منه في الخارج وهو يُمسك بالهرمونات حال مرورها باللون الأخضر |
| Her neyse, gazeteci hanım Dae-su cidden hâlâ yakalanmadı mı? | Open Subtitles | بأية حال,آنسه مراسلة دايسو فعلا لم يُمسك بعد؟ |
| Bak ben yargılamıyorum ama er ya da geç sistem onları yakalayacak ve çiğneyecek. | Open Subtitles | مهلاً , أنا لا أحكمً لكن , عاجلاً أو آجلاً النظام سوف يُمسك بهم |
| Tüm tedavilerimizde, hastanın elinde bir "sonikasyonu durdur" düğmesi bulunur. | TED | في كلّ العلاجات التي لدينا، يُمسك المريض بيده زر التوقف. |
| Maalesef, kalçamı avuçlamadı. Yoksa, gülmekten yerde yuvarlanırdın. | Open Subtitles | من المؤسف أنه لم يُمسك بمؤخرتي وإلا لكنتَ وقعت على الأرض من الضحك |
| Oturduğu yerin solunda olan vites kolunu tutuyor ve içeri doğru kıvırıyor. | Open Subtitles | يُمسك بـ"عصا" الغيارات والتي تقبعُ على الجانب الأيسر منه وها هو يلتَّفٌ |
| Prens Cazibeli elinden tutuyor ve diyor ki... | Open Subtitles | الأمير تشارمينج يُمسك يدك ويقول |
| Dr. Fell elinde, o İtalyan olmayan elinde Dante Alighieri'nin kendisinden gelmiş bir notu tutuyor olsa ne olduğunu anlar mı peki? | Open Subtitles | ربما يُمسك د. (فيل) بيديه يدية الغير إيطالية |
| Sol elinde, zarfı mühürlenmiş bir not tutuyordu. | Open Subtitles | وفى يده اليسرى كان يُمسك بملحوظه |
| Andy'ye "hayır" diyordum. Kolyemi tutuyordu. | Open Subtitles | كنتُ أقول لا لـ (آندي) لقد كان يُمسك بسلسلتي |
| Ancak Beckett ile pencerede gördüğümüz adam silahı sol elinde tutuyordu. | Open Subtitles | مع ذلك فإنّ الرجل الذي رأيته أنا والمُحققة (بيكيت) كان يُمسك بالمسدّس في يده اليسرى. |
| Bir tay yakalıyor, kuzeni Tungaa kaçmadan önce onu bağlamalı. | Open Subtitles | حالما يُمسك بالمُهر على إبن عمه تونكا أن يُمسك بزمامه قبل أن يهرب |
| NSA için hackerları yakalıyor. | Open Subtitles | يُمسك بالمُخترقين من أجل وكالة الأمن الوطني |
| "Şimdiye dek kimse yakalanmadı" ha? | Open Subtitles | الوغد قال : لم يُمسك أحد من قبل |
| Kimse yaralanmadı kimse yakalanmadı. | Open Subtitles | لن يتأذى أحد ولن يُمسك أحد |
| Beni de yakalayacak gibi gerildim. | Open Subtitles | كأني كنتُ متوترة لأنَّ "العاق" كان يُمكن أن يُمسك بي |
| Seni yakalayacak. | Open Subtitles | سوف يُمسك بك |
| Simsiyah kıyafetleri elinde tuttuğu simsiyah bir şapkası var. | Open Subtitles | أنه يرتدي ملابس سوداء و في بعض الأحيان يُمسك بقبعة سوداء |
| Adam benim kıçımı avuçlamadı. | Open Subtitles | هو لم يُمسك مؤخرتي. |