| Çocuklar dinleyin Toby, bana iki tane çam kozalağı bul; | Open Subtitles | رجال، الاستماع، ذلك، توبي، ولست بحاجة اثنين من أكواز صنوبر |
| Kanları yeşil ve göğüslerinde kalp yerine çam kozalağı var. | Open Subtitles | لديهم دمّ أخضر و كوز صنوبر في صدرهم بدلا من القلب |
| Demiş ki, "Neden, memur bey, bu sadece bir çam kozalağı? | Open Subtitles | ويقول: ما المشكلة يا حضرة الضابط إنه مجرد صنوبر... تفاح |
| Her şeyi yiyebilirsin, çam kozalağı, hatta bakla. | Open Subtitles | بإمكانكِ حتى تكسير أكواز الصنوبر والفاصوليا المجففة |
| Siz onu ararken ben arka tarafta bu hokey sopasıyla bir ağaca çam kozalağı atıyor olacağım. | Open Subtitles | , لذا , بينما أنتما يارفاق تهتميان بذلك سأكون في الخلف أضرب أكواز الصنوبر في الشجرة بهذه عصى الهوكي |
| İkinci olarak, bir çam kozalağı değildi, çam tohumuydu. | Open Subtitles | ثاني لم تكن شجرة صنوبر كانت شجرة بندق |
| İkinci olarak, bir çam kozalağı değildi, çam tohumuydu. | Open Subtitles | ثاني لم تكن شجرة صنوبر كانت شجرة بندق |
| Kıçıma bir çam kozalağı sokulmuş gibi... | Open Subtitles | كأنك تضع مخروط صنوبر في مؤخرتي.. |
| Bunların ne yapacağı belli değil... 28 çam kozalağı fırlatıldı, 22 hedef vuruldu. | Open Subtitles | الرؤية غير واضحة، الطقس... أطلقنا 28 ثمرة صنوبر. الأهداف: |
| Bir çam kozalağı buldum. | Open Subtitles | وجدت صنوبر صغير. |
| "Yalnızca bir çam kozalağı." | Open Subtitles | لقد كان صنوبر... تفاح |
| sadece gevezelik ediyorum, ikisi arasındaki fark dere ve çam kozalağı arasındaki fark gibi. | Open Subtitles | ان هناك فرق بين المناديل و كوز الماء. صحيح. |
| - Ucuna çam kozalağı yerleştirilmiş bir tür değnek. | Open Subtitles | شيءٌ يصنع من نبات الشّمار و طرفها من كوز الصنوبر |
| - çam kozalağı nefesli! | Open Subtitles | جميل أيه يا كوز الصنوبر |