| Beni dinle. Hala geri dönüp çanağı almak için yeterli vakit var. | Open Subtitles | إصغى لى , لازال يوجد لدينا وقتا مضاعف للعودة والإستيلاء علي الصحن |
| - Hayır, ben baktım. Burayla orası arasındaki kablolar hasarlı. çanağı yerleştiremiyoruz. | Open Subtitles | الآسلاك الموصله بيننا وبينه قطعت لايمكننا وضع الصحن اللاقط |
| Veya eğer birisi o termal havuzda dinlenirken hava çanağı ölüm makinesini çalıştırmasaydı belki engellenebilirdi. | Open Subtitles | أو لربما كان يمكن منع ذلك من الحدوث لو لم يقوم أحدهم بتشغيل.. صحن آلة الطقس المميتة بينما كان هو يتنقع في الكهف |
| Önce radar çanağı düştü, şimdi de arabası ezdi. | Open Subtitles | أولا صحن الرادار والآن سيارته أصبحت مداسة |
| O büyüklükteki bir uydu çanağı binlerce mil öteye yayım yapabilir. | Open Subtitles | طبق بهذا الحجم يمكنه البث بصورة جيدة لآلاف الأميال |
| Bu ufak sansarı çanağı ateşe verip de olay mahalinden uzamaya kalkarken enseledik. | Open Subtitles | لقد قبضت عليه هذا المراوغ الصغير يفر هاربا من طبق الإرسال الخاص بك بعدما أحرقه |
| Polis bir adamı kenara çeker ve ona: "Bayım gözleriniz kan çanağı gibi.... | Open Subtitles | أوقف شرطي رجلا و قال له سيدي,عينك تبدو محتقنة |
| çanağı koruyan ikisi de buraya gelmiş olabilir. | Open Subtitles | وقد أحضروا الإثنين الذين كانوا يحرسون الصحن لأسفل هنا |
| Yapmak zorunda değil. Gidip çanağı almamız yeterli olacak. | Open Subtitles | إنها ليست مضطرة لذلك , يمكننا الذهاب للاستيلاء عليى الصحن |
| çanağı harekete geçirmen lazım. | Open Subtitles | يجب أن تقوم بتشغيل الصحن عندما يبلغ 1000 درجة مئوية |
| Benim işim çanağı takmaktı, yaptım. | Open Subtitles | شغلي كان أن أركب الصحن وفعلت ذلك |
| çanağı kuran ekipteydi. | Open Subtitles | لقد كان من فريق تركيب الصحن |
| Avlarını saptamak için su yüzeyini radar çanağı gibi kullanan yaratıklarla tanışacağız. | Open Subtitles | سنلتقي بمخلوقات تستخدم سطح الماء كــ صحن الرادار لتكشف عن فريستها |
| Bu bir uydu değil, bu bir uydu çanağı. | Open Subtitles | ليس قمر صناعي إنـّه صحن القمر صناعي |
| Onlarla beraber Kanibo'dan geliyorum. Uydu çanağı almak için. | Open Subtitles | جئت معهم من "كانيبو" لشراء صحن دش. |
| Bu bir uydu çanağı. | Open Subtitles | هذا صحن قمر صناعي |
| Soğukkanlılığını koruyup çanağı tamir etmeye geldiğimi söylersin. | Open Subtitles | فقط قل انني الرجل الذي تريده لتصلح طبق الستلايت |
| Adaya sızıp bilgilerimizi çalmanı kolaylaştırsın diye Cahill'i çanağı yakması için gönderdiğini biliyoruz. | Open Subtitles | نحن نعلم أنك أرسلت كاهيل لتحرق طبق الإرسال حتى يمكنك التسلل إلى الجزيرة و تسرق معلوماتنا |
| çanağı onun yok etmediğini nereden biliyorsun? | Open Subtitles | كيف تعرف أنه لم يدمر طبق الإرسال |
| Daha önce hiç bir uydu çanağı yaptın mı? | Open Subtitles | هل قمت ببناء طبق قمر صناعي من قبل ؟ |
| Gözlerin kan çanağı gibi. | Open Subtitles | عيونك تبدوا محتقنة نوعاً ما |
| Gözlerin kan çanağı oldu. | Open Subtitles | - عيونك محتقنة بالدم. |