| Spor çantalı bir adamın hızlıca ayrıldığını görmüşler. | Open Subtitles | شخص قد رئي يهرب بعيدا من مسرح الجريمة و يحمل حقيبة ذات نسيج صوفي غليط |
| beni tanıtırken söylememişlerdi; Sürekli: "Orta doğulu, sırt çantalı bir adam. | TED | في الإذاعة الخاصة بالشرطة أثناء وصفهم لي، استمروا بالقول: "ذكرٌ شرق أوسطي يحمل حقيبة ظهر. |
| Şu an çantalı bir adamla konuşuyor. | Open Subtitles | إنّها تتحدث مع رجل يحمل حقيبة. |
| Bankta yeşil çantalı bir kadın olacak. | Open Subtitles | ثمة امرأة ستكون في انتظارك على المقعد مع حقيبة خضراء. |
| Boş çantalı bir iş adamı. | Open Subtitles | رجل اعمال مع حقيبة عمل فارغة |
| Orta doğulu, sırt çantalı bir adam." deyip durmuşlardı. | TED | ذكرٌ شرق أوسطي يحمل حقيبة ظهر." |
| Hey, Zürih polisi, kırmızı çantalı bir Amerikalı'yı arıyor. | Open Subtitles | شرطة (زيورخ) تبحث عن أمريكي يحمل حقيبة بنك حمراء. |
| Mavi çantalı bir çocuk arıyoruz. | Open Subtitles | -نبحث عن ولد يحمل حقيبة ظهر زرقاء |
| - Gitar çantalı bir adam gördünüz mü? | Open Subtitles | هل رأيت رجل يحمل حقيبة غيتار |