| Tamam, sadece, çivinin diğer tarafa tamamıyla geçtiğinden emin ol. | Open Subtitles | حسناً، عليك أن تتأكدي بأن المسمار يدخل تماماً عبر ذلك |
| Eh öyleyse yapılacak tek şey bu çivinin ne anlama geldiğini bulmak. | Open Subtitles | حسناً اعتقد كل ماتبقى لفعله هو معرفة سر هذا المسمار |
| Bilmiyorum, ama çivinin altında bir sembol var. | Open Subtitles | لا أعلم، ولكن هناك اشارات على الجانب السفلي من هذا المسمار |
| Doğrudan çelik tabanlı botu delip geçen 15 santimetrelik bir çivinin üstüne kazara bastı. | TED | حيث وثب بغير قصد على مسمار طوله 15 سنتيمترا انغرز باستقامة في حذائه الفولاذي المغلق. |
| Gerçekten nefret ettiğim şeyse bir çivinin ensemden çakılmasıdır. | Open Subtitles | الشيئ الذي أود حقا أن أكرهه هو أن يكون هناك مسمار يدق على الجزء الخلفي من رقبتي. |
| İşte bu ses, tabutuma çakılan çivinin sesidir. Piyasaya donmuş bir çerez çıkarmaya çalışıyorlardı. | Open Subtitles | هذا الصوت الذي تسمعه , مسمار يدق في نعشي |
| Gerçi bu durum, çekicin çivinin peşine düşmesi gibi. | Open Subtitles | ولو أنه أشبه بالمطرقة التي تلاحق المسمار |
| Artık sadece tabutuna son çivinin çakıImasını bekliyor. | Open Subtitles | إنهم يبحثون فقط عن المسمار الأخير لوضعها في التابوت |
| Büyük bir çekiç alıp onu sallayarak, bu şekilde, çiviye vursak nasıl olur? Çekiçle çivinin üstüne defalarca vurup içeriye doğru ittirmek yerine? Çünkü bu şekilde olmaz. | TED | ماذا لو استعملنا مطرقة كبيرة وجعلناها تتأرجح لتطرق المسمار هكذا، عوض وضع المطرقة على المسمار ودفعها ومحاولة وضعها مجددا؟ هذا لن ينجح. |
| İşin sırrını söylesene bana. Haydi. Metal çivinin nerede olduğunu nasıl biliyordun? | Open Subtitles | أخبرني بالخدعه كيف تجد المسمار المعدني؟ |
| çivinin hızı. | Open Subtitles | سرعة طرق المسمار. |
| çivinin hızı! | Open Subtitles | سرعة طرق المسمار. |
| Arastoo, atardamarı delen çivinin çıkartıldığını biliyoruz. | Open Subtitles | -أرسطو), نحنُ نعرف أن المسمار) الذي إخترق شريان الضحية (الأبهر) قد تم سحبهُ |
| Çekiç gelmiş, çivinin büyüsünü istiyormuş. | Open Subtitles | المطرقة تريد سحر المسمار |
| Durduğumda bir çivinin üstünden geçtiğimi ve arka lastiğin indiğini fark ettim. | Open Subtitles | حينما توقفت, أدركت بأنني دهست مسمار و الإطار الخلفي قد خُرق |
| Bir çivinin üzerinden geçtim herhalde. Bu sokaklar rezalet. | Open Subtitles | حتمًا مررت على مسمار أو ما شابه، شوارع هذه البلدة مزرية. |
| Sandalyede oturuyordum ve bir çivinin olduğuna yemin edebilirim ateş gibi bir çivi tam kıçıma battı. | Open Subtitles | جلست على كرسي وأقسم ... أنه كان هناك مسمار ملتصق تماما في مؤخرتي |
| Bir çivinin beni öldüreceğini mi düşündün? ! | Open Subtitles | هل تظنين ان مسمار يمكنه ان يقتلنى ؟ |
| Bir çivinin beni öldüreceğini mi düşündün? ! | Open Subtitles | هل تظنين ان مسمار يمكنه ان يقتلنى ؟ |