| Sadece son günlerde çok çalışıyorum, aşırı sigara ve içki içiyorum. | Open Subtitles | كنت فقط أعمل بجد كبير وأشرب أكثر من اللازم، أدخن كثيراً |
| çok çalışıyorum, radyomu dinleyeceğim. Hoşuna gitmedi mi? | Open Subtitles | أنا أعمل بجد سأقوم بتشغيل الراديو الخاص بي لا تريد هذا؟ |
| çok çalışıyorum ve iyi bir yazarım, bunu sen de biliyorsun. Tamam, tamam Sukie. | Open Subtitles | انا اعمل بجد وتعلمون ذلك انا كاتبة متمكنة |
| çok çalışıyorum, biliyorum ve o araba kazasından beri evde durmanın sana zor geldiğini biliyorum. | Open Subtitles | أعلم أنني كنت أعمل كثيرا وأنا أعلم أنه كان صعبا عليك تواجدك في المنزل منذ حادثة سيارتك |
| Ben de hayatımı yeniden kurmak için çok çalışıyorum. | Open Subtitles | لقد عملت بجد من أجل هذا. نعم, وأنا عملت بجد كبير |
| çok çalışıyorum. | Open Subtitles | - أدرس كثيراً - اها |
| Gözlerim yüzünden. Askerlik şubesinde çok çalışıyorum. | Open Subtitles | عيوني، على ما أظن أنا أعمل بجدّ أيضاً في مجلس التجنيد |
| (Para kazanmak için çok çalışıyorum onun için bana iyi davran) | Open Subtitles | # أعمل جاهدة من أجل المال # # لذا فمن الواجب أن تحسن معاملتي # |
| çok çalışıyorum ve yalnızım, söyleyeceğim şeyin aslında hiçbir önemi yok. | Open Subtitles | أنا أعمل كثيراً لصالحي الخاص، لذلك ما أريد قوله لا يعني أي شيء |
| İşimde ilerlemek için çok çalışıyorum, bu ara sıra bir aile partisini kaçırmamı gerektiriyorsa, fazla seçeneğim yok. | Open Subtitles | انها وظيفتي انني اعمل بجهد لأحاول ان اتكيف وانظم عملي وذلك يعني انني سأفوت.. |
| çok çalışıyorum. | Open Subtitles | بذل جهدي |
| Pis adetlerinle baş edebilmek için çok çalışıyorum. Hiç yardımcı olmuyorsun. | Open Subtitles | أعمل بجد لمحاولة مجاراتك, وكل عاداتك المهملة أننى لن أحصل على أى مساعدة منك |
| Evet, iyiyiz. O çok çalışıyor. çok çalışıyorum. | Open Subtitles | نعم, نحن بخير, يعمل بجد و أنا أعمل بجد, نحن بخير |
| Eve kedi maması götürmek için çok çalışıyorum. | Open Subtitles | أعمل بجد و أحضر طعام المياو مكس إلى المنزل |
| çok çalışıyorum ve arada sırada biraz da eğlenmeyi deniyorum. | Open Subtitles | لقد كنت أعمل بجد و أحاول أن أمرح قليلاً إلى جانب هذا |
| çok çalışıyorum. Onlardan herhangi bir şey isteyebilirim. | Open Subtitles | أنا أعمل بجد وتعب أستطيع طلب أي شيء أريده |
| Ve çok çalışıyorum ama sen fark etmiyorsun. | Open Subtitles | وأنا أعمل بجد ولكنكِ لا تدركين ذلك بمعاملتي بهذه الطريقة |
| çok çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا اعمل بجد , عمليا أستطيع أن أدير المكان |
| Ben o dükkan için çok çalışıyorum. | Open Subtitles | أنا اعمل بجد في المتجر , ولقد ساعدتك |
| çok çalışıyorum. Senin aksine. | Open Subtitles | انا اعمل بجد , ليس مثلك |
| çok çalışıyorum Vian'ı eğitiyorum, lâkin başka kızlar yok. | Open Subtitles | حسنا, لقد كنت أعمل كثيرا, أقوم بتدريبه , لكن لا فتيات أخريات , تعلمين ؟ |
| çok çalışıyorum, seni göremiyorum bile. | Open Subtitles | إننى أعمل كثيرا ولم أعد أراك |
| - O para için çok çalışıyorum, Alice. | Open Subtitles | لقد عملت بجد من أجل ذلك المال يا (أليس) |
| - çok çalışıyorum. | Open Subtitles | أدرس كثيراً |
| Bu yüzden bu kadar çok çalışıyorum ya. Bizi bir arada tutmak için. | Open Subtitles | لهذا أعمل بجدّ كبير لبقائنا سوية |
| Biliyorsun, Al, Bende bütün gün evde çok çalışıyorum | Open Subtitles | أنت تعلم (آل)، أنا أعمل جاهدة طوال اليوم أيضاً |
| Çalışıyordum.çok çalışıyorum ben | Open Subtitles | أنا أعمل في الحقيقة , أنا أعمل كثيراً |
| Son zamanlarda arkadaşımın Normandiya sahilinde inşa ettirdiği malikânenin iç dekorasyonu üzerinde çok çalışıyorum. | Open Subtitles | .. لقد كنت في الواقع, لقد كنت اعمل بجهد بوقتٍ متأخر على الديكور الداخلي للمنزل الكبير |
| çok çalışıyorum. | Open Subtitles | بذل جهدي |