| Pierre bana kaşı Çok kibar olsa da onu hiç düşünmedim, ama... onun hakkında bu şekilde konuşmamanı isterdim. | Open Subtitles | بيير لطيف جداً معي، لا أمانعه ...ولكن أتمنى ألا تتحدثي عنه بهذا الشكل |
| Sizi temin ederim ki halkımız Çok kibar ve hoştur. | Open Subtitles | أؤكد لكِ ، أن مُجتمعنا لطيف جداً |
| Amcası ile yemek yedik Çok kibar ve nazik bir insan. | Open Subtitles | تعشينا مع عمها إنه رجل لطيف جدا , رجل محترم |
| Fakat Çok kibar bir köpekti ve kedinin her zaman kendi yerine uyumasına izin verirdi. | TED | وكلنه على ما يبدو كان كلباً لطيفاً جداً فقد كان يدع دوما القطة في المنزل تنام في فراشه |
| Eski konumumu kaybettiğim için Çok kibar olduğumu ve Mi Na ile Se Ri'yi hiç suçlamadığımı mı sanıyorsun? | Open Subtitles | لأنني قمت بنفس الشيء هل تعتقد أني لطيفة جدا |
| Biz hep senin arkadaşların olarak kalacağız. Pekin'deki çocukların Çok kibar olduğunu duymuştum. | Open Subtitles | لا تحزني يا (مي) سنكون أصدقائك دائماً سمعت أن الأطفال في (بكين) لطيفين للغاية |
| Kızını arayan Çok kibar bir adam. | Open Subtitles | رجل طيب جدًا رجل يبحث عن ابنته |
| Lütfen. Sen Çok kibar bir kızsın. | Open Subtitles | مِن فضلكِ أنتي فتاة طيبة جداً |
| Ve siz ikinizden, Çok kibar olmanızı istiyorum. | Open Subtitles | و أريدكما أن تكونا أكثر أدباً |
| Çok kibar. | Open Subtitles | إنه لطيف للغاية. |
| Çok kibar olmuşsun görmeyeli. | Open Subtitles | لقد أصبحت مهذباً جداً |
| Annesine karşı Çok kibar. | Open Subtitles | إنه لطيف جداً معها |
| Tatlım, o adamın adı Walt Warren, ve Çok kibar bir insan. | Open Subtitles | عزيزي ، اسمه (والت وارن)، وهو رجل لطيف جداً |
| Onunla tanıştım. Çok kibar bir çocuk. | Open Subtitles | قابلته, أنه فتى لطيف جداً |
| İlla bilmek istiyorsanız, Anita Çok kibar ve duyarlı bir hanımdı. | Open Subtitles | إذا كان يجب أن أعرف، أنيتا وكان لطيف جدا والعطاء. |
| Bana yardım etmeye çalışman Çok kibar bir davranış. | Open Subtitles | أنت لطيف جدا لمحاولة مساعدتي. |
| Onu dolandırdığımızda Çok kibar, tatlı birisine benziyordu. | Open Subtitles | لقد بدا لطيفاً جداً و جميلاً عندما سرقناه |
| Şimdi ziyaret ettiğimiz hanımefendiye karşı kibar ol ama Çok kibar olma. | Open Subtitles | الآن كن لطيفاً للسيدة التي سنزورها، ولكن ليس لطيفاً جداً. |
| Bence bir şey olmaz. Annen Çok kibar bir bayan. | Open Subtitles | هذا جيد وأعتقد أن والدتك لطيفة جدا |
| Biz hep senin arkadaşların olarak kalacağız. Pekin'deki çocukların Çok kibar olduğunu duymuştum. | Open Subtitles | لا تحزني يا (مي) سنكون أصدقائك دائماً سمعت أن الأطفال في (بكين) لطيفين للغاية |
| Ve Çok kibar olduğunuz için sizi sevmeyebilirler. | Open Subtitles | و كونك طيب جدًا للذين لا تُحبهم. |
| O - Çok kibar bir bayan. | Open Subtitles | إنها سيدة طيبة جداً |
| Birden Çok kibar oldun. | Open Subtitles | أصبحت أكثر أدباً فجأة |
| Çok kibar. | Open Subtitles | إنه لطيف للغاية. |
| Çok kibar olmuşsun görmeyeli. | Open Subtitles | لقد أصبحت مهذباً جداً |
| Sana onun ancak akıllı yakışıklı ve Çok kibar biri olduğunu söyleyebilirim. | Open Subtitles | أستطيع قوله لكِ بأنني أظن بأنه ذكي وسيم و رجل مؤدب جداً |
| Onlar Çok kibar biri.. bizi yemeğe davet ettiler | Open Subtitles | كانوا لطفاء جداً دعانا للغداء قبل أسبوع هذا يؤلم أكثر |
| Çok kibar ve nazik olacağız. | Open Subtitles | سنكون مؤدبين جداً و في غاية اللطف. |