| Bu şeylere önem verdiğin kadar bize de önem vermeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدنا... أن نكون مهمين كما يهم كل هذا |
| Bu şeylere önem verdiğin kadar bize de önem vermeni istiyorum. | Open Subtitles | أريدنا... أن نكون مهمين كما يهم كل هذا |
| Birbirlerine layıklar zaten. önem verdiğin birinin, senden önce hayatına devam etmesi zor geliyor. | Open Subtitles | إنه لمن الصعب عندما يقوم شخص تهتمين لأمره حقاً بالمضي قدماً قبلك |
| Yani eğer bu dünyada, önem verdiğin biri varsa, asıl risk onların bunu bilmesine izin vermemek olur. | Open Subtitles | لذا إذا كان هناك شخصاً ما تهتمين لأمره في هذا العالم المجازفة تكمن في عدم إعلامهم بهذا |
| Ve mümkünse önem verdiğin kişileri de korumak istiyorum. | Open Subtitles | وإذا استطعت ذلك ، سأقوم بحماية الأشخاص الذين تهتمين لأمرهم أيضاً |
| Onları sevdiğin için değil, önem verdiğin için değil sadece beni incitmek için, beni bilerek incitmek için. | Open Subtitles | ليس لأنك أحببتهم ليس لأنكم كنتِ تهتمين لأمرهم ... بل فقط لتؤلمينني متعمدة |
| Senin önem verdiğin şeye ben de önem veriyorum. | Open Subtitles | أهتم لأمر ما تهتمين لأمره |
| Senin önem verdiğin şeye ben de önem veriyorum. | Open Subtitles | أهتم لأمر ما تهتمين لأمره |