| Yeniden doğuş kavramı ne karıncalara ne de örümceklere yabancı değil. | Open Subtitles | مفهوم الإحياء ليس غريب بالنسبة إلى النمل أو إلى العناكب |
| Köpeklerden korkuyordu ama çirkin, tüylü örümceklere karşı taş gibiydi. | Open Subtitles | لقد كان يخاف من الكلاب , لكن العناكب القبيحة المشعّرة .. |
| Zincirin örümceklere özel olarak kullanılması önkoşulum. | Open Subtitles | استخدام السلاسل على العناكب وحدهم هو مبتغاي الوحيد. |
| Nen gücünün karşılığında bu gücü sadece örümceklere karşı kullanacağıma yemin ettim. | Open Subtitles | مقابل قوّة ''النين''، أقسمتُ أن أسخّر قوّتي ضد العناكب وحدهم. |
| Steve vampirlere saplantılıydı, diğer taraftan bende örümceklere saplantılıydım. | Open Subtitles | ستيف) كان مهوساً بمصاصي الدماء) وإلى جانب ذلك كانت أنا مهوساً بالعناكب |
| Beş zincirin de farklı özellikleri var. Zincirlerden ikisi örümceklere saldırmak için. | Open Subtitles | لكلّ سلسلة من الخمس قدرة مختلفة، سلسلتان منهن لمهاجمة العناكب. |
| Bu yüzden kurala uyum gösterdim. Zincir Hapsi'ni sadece örümceklere karşı kullanabilirim. | Open Subtitles | لهذا عدّلتُ القاعدة، بوسعي استخدام سلسلة الأسر ضد العناكب وحدهم. |
| örümceklere yerleştirdiğim insan DNA'sı bana aitti, | Open Subtitles | هو أنَّ الحمض النووي الذي زرعته في العناكب يعود لي |
| Çocuklar, gelin de şu örümceklere bir bakın. | Open Subtitles | يا أطفال، تعالوا وانظروا لهذه العناكب. |
| Zincir Kafesi. Zincir Kafesi: Bu güç yalnızca örümceklere karşı kullanılabilir. | Open Subtitles | "سلسلة السجن، هذه القدرة تُستخدم ضد العناكب لا غير" |
| Çocuklar, gelin de su örümceklere bir bakin. | Open Subtitles | يا أطفال، تعالوا وانظروا لهذه العناكب. |
| Herkesten uzaklaşırım örümceklere falan bakarım. | Open Subtitles | ونهرب من الجميع وننظر الى العناكب |
| Yani karıncalar tamam ama... diğer hepsi... benim örümceklere alerjim var. | Open Subtitles | اعنى, النمل شىء, ولكن كل الحشرات الاخرى... -انا مصابة بحساسية من العناكب. -لا احد مصاب بحساسية من العناكب. |
| örümceklere dikkat et. | Open Subtitles | احترس من العناكب. |
| Bu güç yalnızca örümceklere karşı kullanılabilir. | Open Subtitles | "تلكَ القدرة تستخدم على العناكب وحدهم" |
| Jimmy, bana şu aptal fobinden bahsetti şimdi ben de kafam örümceklere dolu uyanacağımı düşünmekten uyuyamıyorum. | Open Subtitles | لأن (جيمي) أخبرنا بشأن رهابك، والآن لا يمكنني النوم دون القلق بأني سأصحو ورأسي مليئة بالعناكب |