| Eve gitmek istiyorum bu üniformayı çıkarmak ve gösteriyi bırakmak! | Open Subtitles | أريد العودة للبيت إنزع هذا الزي الرسمي و اترك العرض |
| O gülünç üniformayı artık giymen gerekmediği için çok mutluyum. | Open Subtitles | تعرف، أنا سعيدة لأنك لم تعد ترتدي ذلك الزي السخيف. |
| Şuanda bunu tartışmak için zamanım yok. Bu iki üniformayı almak istiyorum. | Open Subtitles | ليس لدي الوقت لمجادلة ذلك الأن أريدكم أن تأخذو هذا الزي الموحد |
| Gemim kaza yaptı. Bu üniformayı giyen adamı kazayla öldürdüm. | Open Subtitles | آل بي حطام قاربي لهنا، وقتلت ذا الزيّ العسكريّ مصادفةً. |
| Ve ben üniformalıyken sivillerin bana gösterdiği saygı, üniformayı çıkarttığımda yok oluyordu. | TED | كل الاحترام الذي قدم لي من المدنيين بينما كنت ارتدي الزي لم يعد موجوداً حين خلعته. |
| Pearl Harbour'un karanlık günlerinden beri bu üniformayı giymekten gurur duyuyorum. | Open Subtitles | ؟ سيدي، منذ العهد المظلم ما قبل بيرل هاربور كنت فخورا بارتداء الزي العسكري |
| Pearl Harbour'un karanlık günlerinden beri bu üniformayı giymekten gurur duyuyorum. | Open Subtitles | يا رجال منذ العهود المظلمة ما قبل بيرل هاربور، كنت فخورا بارتداء الزي العسكري |
| Mavi üniformayı reddettin. Barış içinde git. | Open Subtitles | لا يمكنك أن تحقق السلام مع ذو الزي الأزرق ، يمكنك الذهاب بسلام |
| Bu üniformayı giydiğim için tazminat istemeliyim. | Open Subtitles | ينبغي الحصول على معدات الخطر مع هذا الزي |
| üniformayı 15 yıldır giymiyorum! -Temizleyicide çekmiş olmalı. | Open Subtitles | انا لم البس هذا الزي منذ 15 سنه لا بد وانه انكمش من التنظيف |
| üniformayı çıkarttıktan sonra barbeküyü yakarız. | Open Subtitles | تعملين ، سأنزع هذا الزي و بعدهــا نحتفل احتفالا كبيرا |
| Ekiplerimizden biri yeni üniformayı deneme onuruna erişecek. Ve bu, en iyi ekip olacak. | Open Subtitles | هناك فريق واحد من طاقمنا سيتشرف بتجربة هذا الزي الجديد |
| Ama bu üniformayı giydiğinizde hepimiz aynı ideal etrafında birleşmiş oluruz. | Open Subtitles | لكن، إذا إرتديت هذا الزي أهدافنا ستُصبح واحدة |
| Esas yapamayacağım, birinin bu üniformayı giyip tanık sandalyesinde, yemin altında yalan söylemesine izin vermektir. | Open Subtitles | مالااستطيعفعله.. انني لا استطيع ان اسمح لشخصا ما بارتداء هذا الزي ان يتقدم لمنصة الشهود ويقسم كذبا تحت اليمين |
| üniformayı giyen siz olsaydınız, bırakmak istemez miydiniz? | Open Subtitles | إذا كنت ترتدى الزي الرسمى .. ألا يمكنك تقديم الإستقالة؟ |
| üniformayı giyiyorsunuz onunla gelen kuralları da kabul edeceksiniz. | Open Subtitles | أنتم ترتدون الزي , ستتقبلون القواعد التى تتوافق معها |
| Ama diyelim ki, üniformayı görmeleri için çok uzaktayız. | Open Subtitles | لكني أقول إذا كنا بعيدين للغاية عن رؤية الزي |
| Eğer o üniformayı haketmiş olsaydın, bizi buraya getirenin bilinmeyen olduğunu bilirdin. | Open Subtitles | لو كنت ستحققت ذلك الزيّ الرسمي، لكنت تَعْرفُ بأنّ المجهول هو الذي يَجْلبُنا هنا. |
| üniformayı hakkıyla taşıdığım söylenebilir. | Open Subtitles | أَحْسبُ ان الزيّ الرسمي يَجْلبُ أفضل ما فيّ. |
| Tüm yapacağım okuldan sonra üniformayı geri vermek. | Open Subtitles | كل ما سأفعله هو إعادة هذا الزيّ بعد وقت المدرسة |
| üniformayı giydikten sonra herkes beyaz! | Open Subtitles | لكنك شرطية, مما يعني أنك تتصرفين بعقلية البيض! |
| Mavi üniformayı giymek, o rozeti takmak duyduğum gurur zafer... | Open Subtitles | أن تكون مرتديـاً زي الشرطي , أن تكون مرتديـاً تلك الشارة الفخرالذيشعرتبـه ... المجد... |
| üniformayı bile giydiğime göre. Elbette geri dönüş yaptım. | Open Subtitles | انا ارتدى الزى الموحد هذا يعنى انى عدت |