| Çünkü her şeyin, bulaşığın üzerine su akıtmaktan ibaret olduğunu sanıyorlar. | Open Subtitles | إنهم يظنون أن سريان الماء على الطبق هو كل شئ |
| Ruhun kütüphanesinden 5000 yıllık bir harita alalım ve siz sadece üzerine su sıçratın. | Open Subtitles | بالتأكيد ، رشي الماء على خرائط عمرها 500 عام من روح المكتبة |
| Buzun üzerine su dök ve buraya getir. | Open Subtitles | صبي الماء على الثلج و أحضريه هنا |
| - Ailemin üzerine su attı. - Anlamadım, ne? | Open Subtitles | لقد رما الماء على عائلتي - آسف ماذا؟ |
| Shiva'nın üzerine su döküp, içinden bir dilek tuttuğunda, oğlun akıllanacaktır. | Open Subtitles | صُبّي هذا الماء على (شيفا)، من سُوَيْداء قلبكِ، وسيرشد ولدكِ إلى الطريق القويم |
| Siyah maymunun üzerine su dökmek ise yaramaz. | Open Subtitles | سكب الماء على القرد الأسود لن ينفع ! |