| Üzgün değilsin. Hiç hem de. | Open Subtitles | لست آسفاً على الإطلاق |
| Üzgün değilsin, çünkü beni öldürmeyeceksin. | Open Subtitles | أنت لست آسفاً لأنك لن تقتلني |
| Öyleyse, olaylar böyle geliştiği halde Üzgün değilsin. | Open Subtitles | أنت لست آسفة إذن؟ -حتى بعد الطريقة التي آلت إليها الأمور؟ |
| Hayır. Hiç de Üzgün değilsin. | Open Subtitles | لا، لست آسفة. |
| Çok üzgünüm ya! - Hayır, Üzgün değilsin. | Open Subtitles | حسنا , آسفة _ لا , لستِ آسفة _ |
| Bu, işlediğin günahlar yüzünden Üzgün değilsin demek ve asla affedilmeyeceksin! | Open Subtitles | من أجل السبب إنك لست نادماً على خطاياك ولن تنال المغفرة |
| Bunu düşündüğün için Üzgün değilsin yani. Sadece söylediğin için mi üzgünsün? | Open Subtitles | أنت لست آسف لاعتقادك ذلك أنت فقط آسف لقولك ذلك |
| - Onun hakkında Üzgün değilsin. | Open Subtitles | - أنتِ لستِ حزينة عليه - |
| - Üzgün değilsin. | Open Subtitles | -أنت لست آسفة |
| - Tanrım. Kesinlikle Üzgün değilsin. | Open Subtitles | أنتِ بالتأكيد لستِ آسفة - |
| Üzgün değilsin, değil mi tatlım? | Open Subtitles | لست نادماً يا عزيزى ، أليس كذلك؟ |
| - Çok üzgünüm. - Üzgün değilsin. | Open Subtitles | أنا آسف حقا - أنت لست آسف - |
| Hiç de Üzgün değilsin. | Open Subtitles | لستِ حزينة |