| Eğer işyerleri ırkçılıkla ilgili tavrını ortaya koyarsa bu gerçekleşebilir. | TED | ذلك ممكن أن يحدث إذا اصبح العمل عازم التفكير تجاه العنصرية. |
| Apartmana hoş geldiniz, dedim bir şeker yedim ırkçılıkla ilgili yorumlarına nazikçe kafa salladım, sonra da eve döndüm. | Open Subtitles | لذا فقط رحبتهم في البناية وحصلت على الحلوى وهززت برأسي عندما قالوا بعض التعليقات العنصرية ومن ثم غادرت |
| Beyazlar bu saçmalığı zaten konuşmaya başladı bunun ırkçılıkla alakası olamaz, çünkü ikinizde siyahsınız, değilmi? | Open Subtitles | ذوو البشرة البيضاء يقولون أنّ هذا الهراء لا يمكن أن يكون عن العنصرية لأنّ كلاكما أسمريّ البشرة، صحيح؟ |
| Kimse beni ırkçılıkla suçlayamaz! | Open Subtitles | لا أحد لديه الحق في اتهامي بالعنصرية. |
| Bunun ırkçılıkla ilgisi yok. | Open Subtitles | لم يكن أمراً عنصرياً |
| Irkçılıkla ilgisi yok Bayan Veston. | Open Subtitles | " هذه ليست قضية عنصرية سيدة " فيستون |
| Başkan Obama bu ülkede ırkçılıkla ilgili bir münazara sözü verdi. | Open Subtitles | إن الرئيس أوباما قد وعد بمناقشة القضايا العرقية في هذا البلد |
| Beni ırkçılıkla suçlamanız çok büyük bir hata! | Open Subtitles | . أيمكن ذلك؟ ان اتهامى بالعنصريه ليس فقط زيف |
| Sadece yoksullukla değil ırkçılıkla da mücadele etmeniz gerekiyordu. | Open Subtitles | والتي لم يكن عليها فقط مكافحة الفقر، بل العنصرية أيضاً |
| Sadece yoksullukla değil ırkçılıkla da mücadele etmeniz gerekiyordu. | Open Subtitles | والتي لم يكن عليها فقط مكافحة الفقر، بل العنصرية أيضاً |
| Kocamın ırkçılıkla alakası olmadığını bilmelisiniz. | Open Subtitles | يجب أن تعرفي بأن زوجي أبعد مايكون عن العنصرية. |
| Siyahî ırkın sorunu, bu artık ırkçılıkla, kandırılmak arasındaki ayırımı bir türlü yapamıyoruz. | Open Subtitles | مشكلتنا أيها الأسود أننا لم نعد نعرف الفارق بين العنصرية -و الكل لديه مشاكل |
| Hey, çocuklar. - Dedektif köpek, Brooklyn'de ırkçılıkla mücadele eder. | Open Subtitles | يا رفاق، حلّ جريمة، و كلب يتعامل مع العنصرية في "بروكلين" |
| Bağırmaya bayılırım, bunu biliyorsun ama bu defa, sistematik ırkçılıkla savaşımızda yanımızda olmaları için davamızı daha vurgulu şekilde ifade etmeyi düşünüyordum. | Open Subtitles | أنا من أشد معجبي الصراخ، تعلمون ذلك. لكن هذه المرة، لقد كنت أفكر في عرض قضيتنا بإصرار لكي يرغبوا في العمل معنا على مكافحة العنصرية الشاملة. |
| Onun ırkçılıkla bir alakası yok. | Open Subtitles | لا علاقة بما قلته بالعنصرية |
| Bunun ırkçılıkla alakası yok Charlie. | Open Subtitles | لا ، هذا ليس له علاقة بالعنصرية يا (تشارلي) |
| Bunun ırkçılıkla ilgisi yok. | Open Subtitles | لم يكن أمراً عنصرياً |
| - Irkçılıkla ilgili espriler ırkçı olur. | Open Subtitles | النكات العنصرية تظل عنصرية. |
| Yıllarca belediyeye ırkçılıkla ilgili nefret mektupları göndermiş. | Open Subtitles | أرسل بريد كراهية عبر السنين إلى مجلس المدينة بشأن الخلافات العرقية |
| Coleman'ın ırkçılıkla suçlandığı zamanlarda onu savunamadığım için şu an burada bulunuyorum. | Open Subtitles | و انا ضمن الذين قصروا فى الأنضمام الى الدفاع عن كولمان عندما تم اتهامه بالعنصريه |