| Parasıyla bile ısınamazsınız ancak bu giysiler sizi ısıtır. | Open Subtitles | ليست هناك تدفئة لكن هذه الملابس ستجلعه يدفئ |
| İçinizi ısıtır. | Open Subtitles | إنه يدفئك من الداخل |
| Genelde lazer ışının enerjisi nesneleri ısıtır. | TED | في أغلب الظروف، الطاقة في حزمة أشعة الليزر تعمل على تسخين الأشياء. |
| Ve o soğuk kış günlerinde tüm vücudunuzu ısıtır. | Open Subtitles | و فى ليالى الشتاء الباردة جسده كله يكون دافئ |
| İçinizi ısıtır, yüreğinizi coşturur. | Open Subtitles | أنها تدفئ لاأحشاء وتفرح القلب |
| Aşkın yerini tutmaz, ama bu soğuk gecede içinizi ısıtır. | Open Subtitles | لكنه سيدفئك في ليلة باردة كهذه |
| Belki bu akşamı ısıtır. | Open Subtitles | و لكن ربما ان هذه ستدفئ علينا الليلة |
| Enfekte oldukları zaman bağışıklık sistemi o alanı ısıtır, bakteriler oraya hücum eder ve boşluklar inflamasyonla genişler. | TED | عندما تُصاب جيوبنا الأنفية بالعدوى، يقوم ردُّنا المناعي بتسخين المنطقة، مسبِّبًا تحميص البكتيريا والتهابًا في التجاويف يفوق المستوى المعتاد. |
| Yazın gölge yapar, kışın insanı ısıtır. | Open Subtitles | جيّدة من أجلِ الظلّ في الصيف وجيّدة من أجلِ الدفء في الشتاء |
| Kahve arkadaşımızdır. Kafein etkisi. Damarlarımızda dolaşarak vücudumuzu ısıtır, bu sayede biri dokunduğunda soğuk hissetmez. | Open Subtitles | القهوة صديقة لنا ، إنه الكافيين ، ينتشر خلال عروقنا و يدفئ دمائنا ، لذا لا نكون باردين الملمس. |
| Burada, nehirden yükselen buhar çevredeki ağaçları ısıtır. | Open Subtitles | هنا البخار من النهر يدفئ الأشجار المحيطة به |
| Bu, sınıfı baya ısıtır herhalde. | Open Subtitles | حسناً ، هذا سوف يدفئ قاعة الدروس |
| Şey, bu... bu seni biraz ısıtır. | Open Subtitles | ربما هذا يدفئك |
| İçini ısıtır. | Open Subtitles | يدفئك |
| Bana dokunmadan önce elini ısıtır mısın rica etsem? | Open Subtitles | هل تمانعين في تسخين يديك قبل أن تتعاملين معي؟ |
| Sen Henry için biberonu ısıtır mısın? | Open Subtitles | هل يمكنك مم هل يمكنك تسخين قنينة لهنري؟ |
| Çünkü güneş insanın içini ısıtır. | Open Subtitles | لأن المكان دافئ حين تُشرق الشمس |
| Düşlerin dokusu, bir süveter gibi ısıtır.. | Open Subtitles | ينسج أحلامه .. دافئ ككنزة |
| Bizim bütün laboratuarı ısıtır. | Open Subtitles | -تستطيع هذه أن تدفئ معملنا بأكمله |
| Al, bu içini ısıtır. | Open Subtitles | هيا , هذا سيدفئك |
| Hey, sake'yi ısıtır mısın? | Open Subtitles | قومي بتسخين الشراب ، هل هذا ممكن؟ |
| - Aşk, erkekleri ısıtır kadınları yakar. | Open Subtitles | ـ الرجال يحصلون على الدفء بالحب. النساء يحترقن به. |
| Sake'yi ısıtır mısın? Bana hatırlat, olur mu? | Open Subtitles | يا، يُسخّنُ الأجلَ، أليس كذلك؟ |
| Şundan bir yudum al, seni ısıtır. | Open Subtitles | نعم، ارشف من هذه ستدفئك |