| AĞUSTOS SONU ...ama hala bu yazı kurtarmak için bir şansımız daha vardı. | Open Subtitles | لكن كانت لدينا فرصة أخيرة لإنقاذ الصيف |
| Sana son bir şansımız daha olduğunu söyleyecektim. | Open Subtitles | ما زال هناك فرصة أخيرة |
| Kendra için bir şansımız daha var. | Open Subtitles | لدينا فرصة أخيرة للحصول على (كاندرا) |
| Ama bir şansımız daha var, bu kadar yaklaşmışken bu fırsatı kaçırmak istemiyorum. | Open Subtitles | لكن برنامج التعرف على الوجوه هذا يقلل من فرص نجاحنا |
| Ama bir şansımız daha var, bu kadar yaklaşmışken bu fırsatı kaçırmak istemiyorum. | Open Subtitles | لكن برنامج التعرف على الوجوه هذا يقلل من فرص نجاحنا |
| Şimdi beceremezsek bir şansımız daha olmayacak. | Open Subtitles | اذا لم نتمكن منه هذه المرة لن يكون لنا فرصة اخرى |
| Bir şansımız daha var gibi görünüyor. | Open Subtitles | يبدو اننا حصلنا على فرصة اخرى. |
| Geçmeye hak kazanmak için bir şansımız daha var. | Open Subtitles | لدينا فرصة اخرى للتأهل |