| Direnmedi bile. Hay aksi. Beyaz şapkalılar. | Open Subtitles | إنها حتى لم تقاتل بصعوبة تبا ، ذوى القبعات البيضاء |
| Ve gölge şapkalılar mezarlarından kalkacak ve size buz gibi bir kucaklama vereceklermiş. | Open Subtitles | وظلال القبعات سترتفع من قبورها وتمسك بك وبحضن مثلج |
| Ama vahşi batıdaki siyah şapkalılar misali ev sahiplerini topraklarından zorla çıkartacaksa... | Open Subtitles | ولكن إذا كان يتصرّف مثل أصحاب القبعات السوداء في الغرب |
| Evet, kızıl şapkalılar etrafımı sarınca ben de gönüllü oldum. | Open Subtitles | حقاً, عندما كنتُ محاصراً من قبل القبعات الحمــُـر جئتُ متطوعاً ايضاً |
| Kızıl şapkalılar geri dönüp evini darmadağın edecekler. | Open Subtitles | القبعات الحمـُـر سيأتون وسيقومون بالتحقيق والتفتيش في كل ركـُـن من هذه البناية |
| Kızıl şapkalılar anıt duvarından fotoğrafları kaldırdıkları zaman bazen bir fare onları bulup bana getirir. | Open Subtitles | عندما قام القبعات الحمر بأزالة الصور من النصب التذكاري للجدار, بعض الأحيان هناك فأر صغير يجدهم ويحضرهم ألي |
| - Gönüllü oldum. Evet, kızıl şapkalılar etrafımı sarınca ben de gönüllü oldum. | Open Subtitles | حقاً، عندما كنتُ محاصراً من قبل القبعات الحمــُـر |
| Kızıl şapkalılar geri dönüp evini darmadağın edecekler. | Open Subtitles | القبعات الحمـُـر سيأتون وسيقومون بالتحقيق والتفتيش في كل ركـُـن من هذه البناية |
| Kızıl şapkalılar anıt duvarından fotoğrafları kaldırdıkları zaman bazen bir fare onları bulup bana getirir. | Open Subtitles | عندما قام القبعات الحمر بأزالة الصور من النصب التذكاري للجدار، بعض الأحيان هناك فأر صغير يجدهم ويحضرهم ألي |
| Beyaz şapkalılar Jake. | Open Subtitles | القبعات البيضاء جيك نحن الأخيار |
| Kızıl şapkalılar bu sabah tamirhaneyi bastılar. | Open Subtitles | القبعات الحمر هاجموا المرآب هذا الصباح |
| Kızıl şapkalılar bu sabah tamirhaneyi bastılar. | Open Subtitles | القبعات الحمر هاجموا المرآب هذا الصباح |
| Olivia onlara beyaz şapkalılar diyor. | Open Subtitles | تدعوهم بـ القبعات البيضاء |
| - Siyah şapkalılar. - DAİ'yiz. | Open Subtitles | ذوو القبعات السوداء - نحن (م . |