| Bir şehir. Asıl önemli olan en iyi şarkıcılardan biri olması. | Open Subtitles | إنها مدينة قصدي أنها من أفضل المغنيات في العالم |
| Ben şarkıcılardan hoşlanırım. | Open Subtitles | فأنا أحب المغنيات |
| Yedek şarkıcılardan biri NATO Alman komutanlarından birisinin kızı. | Open Subtitles | إحدى المغنيات الاحتياطيين هي ابنة جنرال ألمانيا (الغربية في (حلف الناتو |
| şarkıcılardan biri vazgeçmiş sahneye biz çıkıyoruz. | Open Subtitles | وأحد المغنين اعتذر لذا سنقوم نحن بالغناء |
| Enstruman eşliği olmadan gerçekleştirilen şarkıcılardan oluşan bir grup. | Open Subtitles | أي مجموعة المغنين التي تُؤدّي بدون مكمّلِ. |
| Bak, müziği harika, beni yanlış anlamayın, ama size bir şey söylemeliyim, ben o filmlerde görünen şarkıcılardan değilim. | Open Subtitles | اسمعوا، إنها رائعة، لا تسيء فهمي، لكن يجب أن أخبركم، أنا لست من هؤلاء المطربين الذين يظهروا في الأفلام. |
| şarkıcılardan biri NATO Alman komutanlarından birinin kızı. | Open Subtitles | إحدى المغنيات ابنة جنرال ألمانيا الغربية في (حلف الناتو) |
| Daha sonra onlar ve bu işin içindeki şarkıcılardan birçoğu bana en doğru çekimi elde edene kadar bazen 50 - 60 farklı çekim yaptıklarını söylediler -- sonra videolarını koydular. | TED | تم اخباري لاحقا وأيضا من قبل الكثير من المغنين الذين شاركوا في هذا، انهم سجلو 50 او 60 محاولة في بعض المرات حتي حصلو على المحاولة الصحيحة و رفعوها |
| En büyük şarkıcılardan... | Open Subtitles | ذلك أحد المغنين الأعظم |
| Tamam ama seni diğer şarkıcılardan farklı kılan şey ne? | Open Subtitles | حسناً لكن ما الذى يميزك ليبقيك مختلفة عن كل المطربين الموجودين اليوم؟ |
| En iyi Dünyalı şarkıcılardan biri. | Open Subtitles | واحدة من أعظم المطربين الأرض في كل العصور. |