| Haberlerde söylendiğine göre, Şehrin her tarafından insanlar MacIntosh çiftliğinden çıkıp çıkmadığına bakmaksızın tüm mandıra ürünlerini çöpe atıyormuş. | Open Subtitles | الأخبار تقول أن الناس في كل المدينة يتخلصون من منتجات الألبان ان كان مصدرها مزرعة ماكنتوش أو لم تكن |
| Şehrin her yerinden insanlar gelmişlerdi bu parkları görmek için. | TED | جاء الناس من جميع أنحاء المدينة ليكونو في هذه الحدائق. |
| Şehrin her yerinde kulüpler bir bir kapanırken işleri hızlandırmak finansal yararlarına olur sanırsın. | Open Subtitles | مع النوادي التي تغلق حول المدينة تعتقد أنه سيكون في مصلحتهم المادية ليقبلوا النوادي الجديدة |
| Şehrin her tarafında sıvı nitrojen tankları var. | Open Subtitles | هناك خزانات نيتروجين مسال في أركان الشوارع تملأ المدينة |
| Bu adam mutlaka yakalanmalı. Şehrin her yerinde saldırılar olmuş gibi görünüyor. | Open Subtitles | حسناً، يجب علينا أن نقبض على ذلك الرجل يبدو ان هناك حالات هجوم على المدينة بأكملها |
| Şehrin her yeri tamamen istila edilmiş, sen de zaten biliyorsun. | Open Subtitles | الوباء لا يزال ينتشر في جميع أرجاء المدينة لكنك كشفت ذلك. |
| Tüm şehir Şehrin her bölümü Bushwick, Jamaica, Washington Heights Brownsville, Harlem... | Open Subtitles | كل المدينة جميع انحاء المدينة بوشويك , جمايكا واشنطن , هايتس |
| Şehrin her yerinde Pul'un işlerini Pelerin mahvediyordu. | Open Subtitles | العبائة قد حارب عمليات سكيلز في كل المدينة |
| Clary'i aramak için Şehrin her yerinde geçit açtım. | Open Subtitles | لقد كنت اجول كل المدينة بحثا عن كلاري |
| Şehrin her yerinde insanlar ortaya çıkmaması için dua ediyor. | Open Subtitles | هناك أناس في جميع أنحاء المدينة يدعون أن يبقى مخطوف |
| Diskin kopyasını aldık ve güvenlik kutusu Şehrin her yerinde artık. | Open Subtitles | يوجد نسخ من القرص المدمج بصناديق آمنة في جميع أنحاء المدينة |
| Bedava arabalar... Şehrin her yerinde saklanılacak evler. | Open Subtitles | سيارات مجانية، مفاتيح إلى الكثير من المخابئ في جميع أنحاء المدينة |
| Sonra da gece boyunca Şehrin her yanında It's Too Late söylediğimiz hayaller kurdum. | Open Subtitles | بعدها قضيتُ بقيّةَ الليلة بالتخيل بأنني أغني أغنيّة"لقد فات الآوان"حول المدينة. |
| Söyledim size. O posterleri Şehrin her tarafına astım. | Open Subtitles | قلت لك أنا أعلق الصور حول المدينة |
| Dostum Şehrin her yerinde benim afişlerim var. | Open Subtitles | هناك ملصقات لي تملأ المدينة |
| Şehrin her yeri benim silahım | Open Subtitles | أما أنا فلدى المدينة بأكملها كسلاحى |
| Melek gibi bir sesi vardı ve Şehrin her yerindeki kulüplerde şarkı söylerdi. | Open Subtitles | كانت تمتلك صوت عذب و قامت بالغناء في النوادي في كل أرجاء المدينة |
| Görüyorsunuz ki Şehrin her yerine dağılmışlar. | TED | كما ترون ،. فانها تنتشر خلال ارجاء المدينة |
| Atlantis büyük yıldırım çarpmalarına karşı dayanabilmek için dizayn edildi. Şehrin her yerinde paratonerler var. | Open Subtitles | (أتلانتيس) مصممة لتحمل البرق ثمة قضبان لتفريغ البرق بأرجاء المدينة |
| Polis arkadaşlarımdan duyduğum kadarı ile bu olay Şehrin her yerinde tekrar edip duruyor. | Open Subtitles | طبقاً إلي صديقتي الشرطية هذا يحدث في المدينة بأسرها |
| Ama başkanlık için Şehrin her yerine adını yazmaya cesareti var. | Open Subtitles | لكن لديه الجرأة ليضع إسمه على اللافتات في جميع أرجاء البلدة |