| Sonra açıklarım. Olduğun yerde kal sen! Sakın bir yere gitme. | Open Subtitles | سأشرح لك لاحقاً, ابقي في مكانك لا تتحركي, انا اتي اليك |
| Başka seçeneğim yoktu. Sonra açıklarım her şeyi. Sen sadece uzak dur. | Open Subtitles | لم يكن عندي خيار, سأشرح لك في وقت آخر أبقي خارج الموضوع |
| Ben ne olduğunu açıklarım, siz de en iyisinin ne olduğuna karar verirsiniz. | Open Subtitles | سأشرح له مالذي حدث و أنتما الاثنان بإمكانكما أن تقررا ما هو الافضل |
| kalamayacak olmasının başka bir sebebi daha var sonra açıklarım. | Open Subtitles | هناك سبب آخر لا يمكنها البقاء سوف أشرح لك لاحقاً. |
| Tezimle ilgili, daha sonra sana açıklarım. | Open Subtitles | الامر متعلقا برسالتى , سأوضح لك فيما بعد |
| Affedersin. Sonra açıklarım. Gördün mü? | Open Subtitles | سامحيني سأفسر لك فيما بعد أترين أنا أربط حزامي |
| Yani, ne için ki? Sonra açıklarım, ama korkarım ki size haksızlık ettim. | Open Subtitles | سأشرح لك فيما بعد ولكنني أخشى أن أكون ظلمتك |
| Sonra açıklarım. Lütfen ona burada olduğumu söyleme. | Open Subtitles | سأشرح لك لاحقاً رجاءً , لا تخبره أننى هنا |
| Sonra açıklarım Prenses, ama önce çıkıp gidelim buradan. | Open Subtitles | سأشرح لاحقًا يا أميرة لكن الآن دعينا نخرج من هنا |
| Daha sonra açıklarım. | Open Subtitles | و إليشيا , البقاء بعض الوقت . سأشرح الأمر لاحقاً |
| Aslında hiç mantıklı değil, ama açıklarım. | Open Subtitles | في الحقيقة، لن يكون كل شيء معقولاً لكني سأشرح لك في وقت لاحق |
| Aslında hiç mantıklı değil, ama açıklarım. | Open Subtitles | في الحقيقة، لن يكون كل شيئ معقولاً لكني سأشرح لك في وقت لاحق |
| Üzgünüm. Şu an konuşamam. Sonra açıklarım. | Open Subtitles | أسف، لا أستطيع أن أتحدث الأن سأشرح لك لاحقاً |
| Sonra açıklarım, Kate'ye haber ver. Hoşçakal. | Open Subtitles | سأشرح كل شيء فيما بعد، إتصل بكاتي وأبلغها |
| Hayır, ben açıklarım Bayan Cohen! Oğlunuz doğuştan bir lider! | Open Subtitles | لا, دعيني أشرح سيده كوهن أبنك قائد بالفطره |
| Gülümsemenin insanlara sağlayabileceği şeyleri açıklarım. | Open Subtitles | و أشرح لهم الأشياء الجيدة التي يمكن أن تجلبها لهم الابتسامة |
| Lütfen hiç birşeyden bahsetme ben açıklarım | Open Subtitles | رجاءاً ، لا تذكري شيئاً عن هذا الأمر، سأوضح لاحقاً |
| - Şu anda konuşamam anne. Sonra açıklarım. | Open Subtitles | لا أستيطع التحدث الآن أمي سأوضح لك فيما بعد |
| 1600 kilometre yolculuğu aileme nasıl açıklarım? | Open Subtitles | كيف سأفسر لعائلتي أنني سافرت آلاف الأميال |
| Kızlar alışverişe gittiğinde ben her şeyi açıklarım. | Open Subtitles | سوف اشرح كل شيء اثناء ذهاب البنات للتبضع |
| Francie, sonra açıklarım. Tamam mı? | Open Subtitles | فرانسي، أنا سأوضّح كلّ شيء لاحقا، موافقة؟ |
| İşim çıktı. Her şeyi bu akşam açıklarım. | Open Subtitles | حصلت بعض العوائق ساوضح كل شيء هذه الليلة |
| Kaçışımı nasıl açıklarım hele ellerim yerindeyken. | Open Subtitles | كيف ساشرح لهم كيف هربت من هنا وبايدى سليمة ؟ |
| Daha sonra açıklarım. Üzgünüm. | Open Subtitles | سوف أفسّر ذلك فيما بعد أنا آسفة |
| Cojones olduğumu düşünmüş. Sonra açıklarım, gidip telefonu aç. | Open Subtitles | يعتقد أنني جريئة، سأفسّر لك لاحقاً، ارفع السمّاعة |
| Live Oak'taki Bölge Savcısı'nı arar, neler olduğunu açıklarım. | Open Subtitles | سأتصل بالنائب العام في لايف اوك وأشرح له ما حدث. |
| Ve ben böyle talihsiz bir olayı alıp, nasıl düşünceli bir seçime dönüştürdüğümü açıklarım. | Open Subtitles | وسأشرح كيف أخذت حادثة مؤسفة وحولتها إلى خيار رصين |
| Ama neden geç kaldığımı nasıl açıklarım, bilmiyorum. | Open Subtitles | مع ذلك كَيفَ أنا سَأُوضّحُ تأخّرَي، أنا لَيْسَ لِي فكرةُ. |
| Bir mektup yazar ve onlara açıklarım. - Hemen şimdi mi? | Open Subtitles | يجب أن أعيش حياتي الخاصة سأكتب لهم رسالة وأوضح لهم الأمر |
| # Sana bunu nasıl açıklarım? | Open Subtitles | ♪كيف أُوضح إليك؟ |