| Bu çok acı vericiydi. | Open Subtitles | هذا مؤلم جدا ,بينما تحجل رجليك تنزل كلاهما معا |
| Çok acı vericiydi ve insanların karşısına çıkmaktan utanıyordum. | Open Subtitles | كان مؤلم جدا ومع انى كنت خجلانه من مواجه الناس |
| Bak dostum, annenle olanlar acı vericiydi, biliyorum. | Open Subtitles | اسمع يا رجل أعرف بأن ماحدث مع أمك كان مؤلماً |
| Yani güzel kısımları vardı ama çoğu oldukça acı vericiydi. | Open Subtitles | وذلك كان جداً، اعني بعض منه كان جيداً لكن معظمه كان مؤلماً جداً |
| Seks çok acı vericiydi. | TED | قريبا ما تعرفين ذلك. كان الجنس مؤلما جدا. |
| Onun yatağında olmak, benim için acı vericiydi. | Open Subtitles | هو كَانَ مؤلمَ لي لِكي يَكُونَ على سريرِه. |
| Size söylemek onun için çok acı vericiydi çünkü herhangi birine söylemek bile çok acı vericiydi. | Open Subtitles | وكان مؤلم جدا لها إخباركم بذلك لانه حسنا, انه مؤلم جدا لها إخبار أي أحد |
| Bu özellikle acı vericiydi, çünkü biz böyle olmaması gerektiğini biliyoruz. | Open Subtitles | وهذا مؤلم خصوصاً لأننا نعلم من أنه ما كان يتوجب حدوث ذلك |
| Masum bir kadını yalanlarınla idama mahkum etmek çok mu acı vericiydi? | Open Subtitles | هل كان مؤلم لك ان ترسلي امراة بريئه باكاذيبك الى الموت |
| Anlatamayacağım kadar acı vericiydi. | Open Subtitles | انه مؤلم لى كثيراً ان اتحدث عن ذلك |
| "Çok şiddetli ve acı vericiydi ve bazen merak ediyorum nasıl hayatta kalmayı becerdik ya da nasıl bizim ev yangında yok olmadı diye." | Open Subtitles | "كان المكان ساخن و مؤلم و كنت أتسائل "كيف بإمكاننا النجاة أو عدم خسارة منزلنا بسبب النيران |
| Evet, sadece acı vericiydi. | Open Subtitles | أجل ، هذا فعلا مؤلم |
| Dayanılmayacak kadar acı vericiydi. | Open Subtitles | لقد كانَ الأمرُ مؤلماً بالكاد كنتُ أتحمل. |
| Tahmin edilebilir evet, ama acı vericiydi. Ama sen, kız kardeşim? | Open Subtitles | ،متوقعاً، أجل، لكن مؤلماً لكن أنتِ، شقيقتي؟ |
| Yalnızca... ne zaman şarkı söylediğini duysam sanki annenin sesini duyuyordum, bu çok acı vericiydi. | Open Subtitles | المسألة هي أنّي كلّما كنت أسمعك تغنّين كنتُ أسمع والدتك وكان ذلك مؤلماً جدّاً |
| Çünkü benim için çok acı vericiydi ya da korkuyordum. | Open Subtitles | ولأن ذلك كان مؤلماً جداً بالنسبة لي أو ربما كنتُ خائفة، |
| "Elbette, senin için çok acı vericiydi", dedi. | TED | قالت، " بالطبع، كما تعلم، كان مؤلماً بالنسبة لك. |
| Ama Tommy'yi kaybetmek senin için çok acı vericiydi, değil mi? | Open Subtitles | ...لكن فقدان تومي كان مؤلماً جداً لك، صحيح؟ |
| Çok acı vericiydi. Karnıma bıçak saplanmış gibiydi. | TED | كان الأمر مؤلما جدا. كان كطعنة بنصل حاد في بطني. |
| Bakın, bu birçok insan için çok acı vericiydi. | Open Subtitles | حسنا .. لقد كان هذا مؤلما للكثير من الناس |
| Bu çok acı vericiydi. | Open Subtitles | من هذا بكثير علي الاعتراف , لقد كان مؤلما . ماذا تريد , سيد بو ؟ |
| Tanrım, seyirci kalmak çok acı vericiydi. | Open Subtitles | اللهي، ذلك كَانَ مؤلمَ لتشاهده. |