| Bebeğin beni acıktırıyor. | Open Subtitles | الطفل يجعلني أجوع |
| Öldürmek acıktırıyor beni | Open Subtitles | القتل يجعلني أجوع |
| Şarkı söylemek beni acıktırıyor. | Open Subtitles | الغناء يجعلني أجوع |
| Diyetten söz etmek bile beni acıktırıyor. | Open Subtitles | إن مجرد الحديث عن الحمية الغذائية يشعرني بالجوع |
| Tamam, kullandığım yeni vitamin beni acıktırıyor. | Open Subtitles | حسنًا، أنا آخذ فيتامين جديد يشعرني بالجوع |
| Bir şey izlemek sanırım beni acıktırıyor. | Open Subtitles | ،هذا بسبب إثارة الفيلم تشعرني بالجوع |
| - Bu sıcaklar beni acıktırıyor. | Open Subtitles | - هذه الحرارة تجعلني أجوع. |
| Dostum, bu ateş beni acıktırıyor. | Open Subtitles | يا رجل, هذه النار تشعرني بالجوع |
| Çünkü bu görüntü beni çok acıktırıyor. | Open Subtitles | لأن تلك الصوره تجعلني أشعر بالجوع |
| Taze fesleğen beni acıktırıyor. | Open Subtitles | .الريحان الطازج يُشعرني بالجوع |
| Evet, yemek kokusu beni daha da acıktırıyor. | Open Subtitles | نعم . رائحه الطعام تجعلني اشعرُ بالجوع |
| Araba kovalamacaları karnımı acıktırıyor tatlım. | Open Subtitles | مطاردة السيارات تصيبني بالجوع يا عزيزي |
| Evet dostum. Çalışmak acıktırıyor. | Open Subtitles | أجل ، لأن العمل الشاق يجعلك تشعر بالجوع |