| Eh, biri ölünce onun acısından zevk almak zordur. | Open Subtitles | حسنا, من الصعب الحصول على المتعة من آلام الاخرين بالذات عنما يموتوا |
| Her şey bittiğinde, Tanrı çingene çocuğa gelip onun hırsızlığının İsa'yı kalbindeki çivi acısından kurtardığını söyledi. | Open Subtitles | عندما كانت تحلق فوق، الله جاء إلى الصبي الغجر وقال له ان سرقة له أنقذ المسيح من آلام مسمار في القلب. |
| Bizi birlikte görme acısından kurtar onu. | Open Subtitles | فلتوفر عليها آلام مُشاهدتها لنا معا |
| Aşk acısından daha kötü bir şey mi? | Open Subtitles | اسوأ من آلام الوقوع في الحب؟ |
| Aşk acısından daha kötü bir şey mi? | Open Subtitles | اسوأ من آلام الوقوع في الحب؟ |