| Arkadaşlara söyledikten sonra onu içeri aldım ama çoktan ölmüştü. | Open Subtitles | عندما أخبرت الرفاق، أن نُعيده للداخل، لكنه كان ميتاً بالفعل. |
| Ve Karl Beck'i de öldürmek istedin ama çoktan ölmüştü. | Open Subtitles | و أردت قتل كارل بيك أيضا لكنه كان ميتا سلفا |
| Suni teneffüs yaptım ama çoktan ölmüştü. | Open Subtitles | حاولت ان أدخل اليه بعض الهواء ليتنفس, لكنه كان ميتاً |
| ama çoktan tanrıları ve canavarları alaşağı ettim. | Open Subtitles | لكنني بالفعل أسقطت الآلهة والوحوش |
| Tamam, çok tatlısın Austin, ama çoktan denedim. | Open Subtitles | حسنا، هذا جميل، (أوستن) لكنني بالفعل حاولت ذلك. |
| Koşarken yüzünde maskesi yoktu, ama çoktan uzaklaşmıştı bile. | Open Subtitles | خلعَ قناعه بينما كان يركض، لكنه كان على بعد مائةَ قدم. |
| Koşarken yüzünde maskesi yoktu, ama çoktan uzaklaşmıştı bile. | Open Subtitles | خلعَ قناعه بينما كان يركض، لكنه كان على بعد مائةَ قدم. |
| FBI elinden gelen her şeyi yapıyor ama çoktan onu yakaladı. | Open Subtitles | بذلت القوات الفيدرالية قصارى جُهدها لكنه كان قد إختطفها بالفعل |
| Çadırına gittim ama çoktan kaçmıştı. | Open Subtitles | ذهبت إلى خيمته لكنه كان قد رحل |
| Yani elbette şüphelenecek ama çoktan şüphe çekmişti. | Open Subtitles | لكنه ... كان مُرتاباً بالفعل بشأن ذلك الأمر |
| ama çoktan beni unutmuş. | Open Subtitles | لكنه كان قد انتقل من هناك |
| Onu hemen içeri aldım ama çoktan ölmüştü. | Open Subtitles | حاولت أن أعيده، لكنه كان ميت. |